Kolektif zekanın sırrı sakın arılarda olmasın?

Erdal Musoğlu Y
Kolektif zekanın sırrı sakın arılarda olmasın?

Louis Rosenberg adlı bir girişimci ve araştırıcı hepimizi daha zeki kılacak bir yol bulmuşa benziyor. Bu süper zekânın sırrı ise, arılar!

Rosenberg, Silicon Valley’de bulunan Unanimous AI adlı şirketin kurucusu ve yöneticisi. Şirket, birçok bireyin görüşünü internet üzerinden alıp yapay zekâ ile bir araya getirerek karar almaya destek veren bir araç geliştirmiş. Yüzlerce katılımcının belirli bir soruya yanıtlarını, onların herbirinin bilgileri, sezgileri ve çeşitli uzmanlıklarını bir araya getirerek tek bir ortak yanıta dönüştürüyor.

Unanimous, kısa sürede 50.000 kullanıcı aracılığı ile 230.000 soruyu cevapladı. Bu, insan ve makineden oluşan, hibrit karar alma makinesi dünyamızın en zor sorularını bile yanıtlayabileceğe benziyor. Daha da önemlisi, yapay zekanın silindir gibi üzerimize geldiği bu zamanlarda insanları devrede bırakmanın bir yolunu göstermesi.


Rosenberg: Yapay zekâların giderek daha da zeki olmalarını önleyemeyiz, ama kendimizi daha zeki kılarak bir adım önde olmayı başarabiliriz diyor.

Neden arılar?

Arılar da burada devreye giriyor. Sosyal bir tür olarak arılara bakıldığında onların daha doğru karar almak için birlikte çalıştıkları gözlemleniyor. Kuş ve balık sürüleri için de durum aynı. Hepsi, bireylerinin sahip olduğu enformasyonu bir araya getirerek optimal bir tepki oluşturuyorlar. Acaba biz insanlar da bunu yapamaz mıyız?

Yukarıda özetlediğimiz yapay zekâ uygulaması da tam bunu sağlıyor. Unanimous’un “Swarm AI” adını verdiği uygulaması şimdiye kadar birçok karşılaşmanın sonucunu başarı ile öngörmüş.

2015 yılı Oscar mükafatlarını kazananları, 2016 ABD Stanley kupası Milli Hokey Ligi sonuçlarını, 2016 Kentucky Derbisini kazanan ilk dört atı bilmek gibi!

Kalabalıkların bilgeliği

Aslında bu konudaki ilk fikir ve uygulama yüz yıl öncesine dayanıyor. Daha 1906 yılında, Francis Galton 787 çiftçiden bir sığırın ağırlığını tahmin etmelerini istedi. Bireysel tahminler birbirinden epey farklı olsa da, yanıtların ortalaması, doğru cevap olan 543 kg’dan yalnızca yarım kg farklı idi! Günümüzden birkaç yıl önce tekrarlanan deneyde ise 17.000 kişiden yine bir sığırın ağırlığını, ama bu kez sadece fotoğrafına bakarak tahmin etmeleri istendiğinde sonuç yine şaşırtıcı derecede doğru çıktı. Üstelik bu kez soruyu yanıtlayanlar çiftçi değillerdi.

Yazımızın konusu yapay zekâ uygulamasını kullanarak kestirmelerde bulunan grupları oluşturan bireyler de konularının uzmanı değiller. Oscar sonuçlarını doğru bilen grubun hiçbir üyesi yarışmaya katılan filmleri görmemişti bile! Daha da önemlisi, gruplar çok daha az sayıda bireyden oluşuyordu. Sığır ağırlığını kestirme deneyi Swarm AI’yı kullanarak, yalnızca 49 kişilik ve çiftçi olmayan bir gruba uygulandığında, gerçek ağırlıktan sadece %5 farklı olan sonuç, aynı grubun üyelerinin cevaplarının ortalamasına göre tam iki kat daha doğru idi. Bu da, yapay zekâ uygulamasını kullanan insan gruplarının oylamalar ve kamu oyu yoklamalarında da daha doğru kararlar alabileceğini gösteriyordu.

Arılar da yeni bir koloni kuracaklarında kararlarını hep birlikte alırlar. Birkaç yüz izci arı değişik yönlere uçar ve uygun buldukları yerleri inceler. Döndüklerinde de, gördüklerini, sürüye, dans ederek aktarırlar. Her dansçı arı, gruba kendi seçiminin en iyisi olduğunu iletmeye çalışır ama kararı bütün koloni birden verir. Unanimous AI’ın uygulaması da aynı dinamiği kullanarak çalışıyor. Bir üye kararını iletirken uygulamanın ekranda gösterdiği bir ikonu bir köşeden diğerine doğru hareket ettiriyor. Bu hareket de grupla birlikte ya da ona karşı olabiliyor, taa ki bu ‘Kovan Zekâsı’ ortak bir karara odaklanıncaya kadar. Grup üyeleri karar alım sürecinde diğerlerini kendi önerdiklerine ikna etmek için sürekli olarak onlarla çekişme durumunda oluyorlar. Amaç gruptaki bilgi ve sezginin en iyi biçimde kullanılması.

Hangi alanlarda kullanılabilecek?

Öte yandan, uygulama ile hedeflenen tabii ki yalnızca yarışma, maç vb. etkinliklerin sonuçlarını doğru kestirme değil. Şirket yönetimlerinin ve satış gruplarının karar almalarında, finans sektöründe ve özellikle tıpta uygulamalar olacak. Örneğin, tıp alanında tanı koyma giderek doktorlardan yapay zekâ uygulamalarına kaymakta. Sözünü ettiğimiz gelişme ise ayrı uzmanlık dallarındaki doktorların daha verimli ve etkin bir işbirliğini içerisinde, onlarla ciddi rekabet etmeye başlayan makinelerden daha doğru tanılar koymalarını sağlayabilir. Bakalım zaman ne gösterecek?

Erdal Musoğlu / emusoglu@gmail.com

Kaynaklar:
http://www.bbc.com/future/story/20161215-why-bees-could-be-the-secret-to-superhuman-intelligence
https://unanimous.ai

Bu yazı HBT'nin 119. sayısında yayınlanmıştır.

Erdal Musoğlu