Baykuşun sırrı

Cem Say
Baykuşun sırrı

Guatemalalı bilgisayar bilimci Luis von Ahn’la 2014 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nde tanıştım. İlk bakışta ne kadar zeki olduğu anlaşılan insanlardan olan von Ahn’ın “bir taşla iki kuş vurma” esasına dayanan diğer parlak fikirlerini başka bir yazıda anlatacağım. Bugün konumuz Duolingo.

Duolingo insanlara istedikleri yabancı dili İnternet üzerinden her gün 5-10 dakikalık alıştırmalar yaptırarak öğreten bir yazılım. (Kimi alıştırmalar hiç bilmeyenlerin tıklayarak açabilecekleri yanıtları da içeriyor.) Cep telefonunuza da indirebileceğiniz Duolingo uygulaması oyun mantığına göre kurgulanmış. Egzersiz yaparak hedef basamaklarını çıktıkça daha ileri konulara ilişkin yeni hedefler açılıyor. Çok çalışırsanız çok puan kazanıyorsunuz. Puanlarınızla Duolingo’nun maskotu olan baykuşa ekranda şık görünmesini sağlayacak yeni giysiler alabiliyorsunuz. Kullanıcı arayüzü neşeli çizimler içeriyor. Boşluk doldurma, soru yanıtlama, çeviri gibi metne dayalı olanların yanında hedef dildeki konuşmaları anlamanızı ve telaffuzunuzu da kontrol eden, yani ses tanıma teknolojisini de kullanan alıştırma türleri var. Sebat ederseniz tüm alıştırmaları geçip baykuşunuzu sondaki birincilik kürsüsüne çıkarabiliyorsunuz, mesela ben (verdiğim uzun aralar yüzünden bu kadar çok süren) Portekizce dersimde üç yılın sonunda bunu başardım. (Bir Brezilyalıyla çene çalabilecek durumda değilim, ama Twitter’da takipçisi olduğum Portekizce bir gazetenin başlıklarını anlayabiliyorum.)

Duolingo’nun üç yüz milyondan fazla öğrencisi var ve neredeyse hiçbir eğitimciye nasip olmayacak bu veri dağını modern yapay öğrenme teknikleriyle sonuna dek kullanıyor. Eğer bu kadar çok öğrenciniz varsa insanların onlara neyi nasıl sunduğunuzda daha iyi öğrenebileceklerini kitlesel deneyler yaparak büyük bir doğrulukla saptayabilirsiniz.


Google gibi İnternet devlerinin hep kullandığı bir yöntemdir bu. Diyelim yeni bir İnternet sayfası tasarlıyorsunuz. Sayfadaki bağlantılardan birinin kullanıcının dikkatini çekip daha çok tıklanması için hangi renkte bir simge kullanacağınızda kararsız mı kaldınız? Çözüm basit: Aynı sayfanın o kısmının farklı renklerde olduğu birkaç sürümünü hazırlayıp bunları rastgele ayrılmış (diyelim, yüzer milyon kişilik) kullanıcı gruplarına gösterin. Mavi simgeyi görenler mi daha çok tıkladı, kırmızı olanını görenler mi? Bu yöntemle insanların çoğunluğunun neyi seveceğini ölçmek kolay.

İşte Duolingo da sunumunu mükemmelleştirmek için bu yaklaşımı kullanır. İnsanların yabancı dilde yeni öğrendikleri bir kelimeyi unutmamaları için bu kelimenin kaç günlük aralarla alıştırmalarda tekrarlanması gerektiği mi merak ediliyor? Farklı süreler milyonlarca kişiden oluşan öğrenci grupları üzerinde denenir ve grupların performansları arasındaki farklar ölçülerek ideal zamanlama öğrenilir. Aynı yöntemle konuların kendi aralarında sıralamaları vb. birçok eğitsel seçeneğin ideal hallerinin ne olduğu saptanabilir. Von Ahn Boğaziçi’ndeki konuşmasında günlük alıştırmalarını aksatan öğrencilere gönderilen “Baykuş seni özledi, onu üzme!” mesajlarındaki üzgün baykuş çiziminin gözlerinden damlayan yaşların oluşturduğu gölün ideal büyüklüğünün bile bu yöntemle belirlendiğini anlattığında çok gülmüştük.

Duolingo’nun diğer birçok çevrimiçi dil öğretim şirketinden bir başka farkı, öğrencilerden para istememesi. Von Ahn bunun için önce İnternet sitelerini başka bir dile tercüme ettirmek için para vermeye razı müşterilerin işlerini ileri düzeydeki öğrencilere verilen çeviri ödevlerine paylaştırmayı düşünmüş. Şirket son yıllarda reklam gelirleri, reklam atlama hakkı bedelleri ve dil bilgisini (söz gelimi üniversite başvurusu sırasında) belgelemek isteyen insanlara sunulan sınav ücretleriyle finanse ediliyor. Yeni diller için ders hazırlama işi de yapay öğrenme araçlarıyla desteklenmiş gönüllülerin de katkısıyla mevcut derslerin çevrilmesiyle olabildiğince otomatiğe bağlanmaya çalışılıyor.

Cem Say / sayster@gmail.com

*Bu yazı HBT'nin 166. sayısında yayınlanmıştır.

Cem Say

1987'den beri Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nde çalışıyor. Çalışmaları Yapay Zeka ve Kuramsal Bilgisayar Bilimi üzerine. Sahte dijital deliller üzerine incelemeleri var. Bilimkurgu, uzay yolculuğu, seçim hileleri ve başka bir çok konuya da meraklı.