Evrensel temel gelir, yoksulluğa ve çaresizliğe son!

Erdal Musoğlu

1970’lerde Kanada’nın Manitoba eyaleti alışılmamış bir deney yaptı. Eyaletin bazı bölgelerindeki binlerce vatandaşına karşılıksız ve koşulsuz aylık ödemeler yapmaya başladı. Mincome (Minimum Income - Asgari Gelir’in kısaltması) adlı projenin hedefi, acaba bu gelirden yararlanan kişiler çalışmayı bırakacaklar mı, bazıları verilen parayı hemen tüketip yoksulluk içinde yaşamayı sürdürecekler mi, gibi soruların cevabını aramaktı.

Proje 1979’da sonlandırıldı ama elde ettiği verileri yıllarca sonra analiz eden bilim insanları uygulandığı bölgelerde yaşam kalitesinin belirgin biçimde arttığını gördüler. Daha çok çocuk daha uzun süre okula gitti, hastanelere yatışlar azaldı, çalışan birey sayısı ise azalmadı! Program tüm ümitlerin ötesinde başarılı olmuştu (1).

Tanımlama: Nedir?


Evrensel Temel Gelir – ETG (İngilizce UBI – Universal Basic Income), bir ülkenin tüm vatandaşlarına (hatta tüm yerleşiklerine), doğumlarından ölümlerine kadar, her ay, hiçbir formalite ve ön şart olmaksızın, yoksulluk çekmeden yaşamalarına yetecek bir gelirin sağlanmasına denir.

Her birey, medeni, çalışma ve gelir durumu ne olursa olsun bu haktan yararlanır. Yani, bu gelir, evli ya da bekar, çalışan ya da çalışmayan, varlıklı ya da yoksul her bireye sağlanır. Genelde, 0 ila 12 yaş arası çocuklara ETG’nin %30’u, 12-18 yaş arası %50'si, 18-65 yaş arası yetişkinlere %100'ü ve 65 yaş üstündekilere %150'sinin verilmesi düşünülmektedir. ETG, uygulanacak ülkenin milli gelirine göre ayda 500 ila 1500 Euro arası değişmektedir.

Nasıl finanse edilir, amacı ne?

Geçen yüzyılın ortalarından beri üzerinde tartışılan bu fikir bir ütopya değildir. Tam tersine, ETG, hemen her ülkedeki, hepsi birbirinden karışık ve koşullu, tüm sosyal yardım ve desteklerin yerini alacağından büyük bir bürokratik ve mali basitleşme ile ekonomi sağlar.

Özellikle gelişmiş ülkelerde, neredeyse bir bilmece haline gelmiş olan bu çok çeşitli sosyal yardımların bütçesel yükünün kalkması EPG’nin çok büyük bir kısmını zaten karşılar. Geri kalan miktar ise, ülkesine göre, büyük servetlerin gelirleri ve/veya elektronik para transferlerine ek vergi konarak ya da KDV oranını artırarak finanse edilebilir (2).

ETG’nin günümüzde gündeme gelmesi ve birçok ülkenin bu yöntemi bölgesel ölçekte uygulamayı planlamasının önemli nedenleri şunlardır:

  • Toplumda yoksulluğun ve çaresizliğin yok edilmesi
  • Artan ve kronikleşen işsizlik ve gelir dağılımı adaletsizliğinin yarattığı sorunlara kalıcı çözüm
  • Yapay zekadaki gelişmelerle yakın gelecekte yeni bir boyuta varacak otomasyon ve robotlaşmanın yaratacağı işsizliğe karşı önlem
  • Boğaz tokluğuna çalışmak zorunda kalan kitlelerin ek gelir seçeneklerini artırmak
  • Ev kadınlarının emeklerinin karşılığını (bir ölçüde de olsa) almaları vb.

Fikir, önemli desteğe sahip

ETG, önde gelen birçok ekonomist ve politikacının desteğine sahiptir. ABD ve AB’de bu amaçla kurulmuş STK’lar evrensel temel gelirin uygulanmaya başlaması için çalışmaktadırlar (3). ETG’nin destekçileri onun yoksulluğu sonlandırmak, toplumdaki eşitsizlikle mücadele etmek ve emekçileri istemedikleri işlerde yok pahasına çalışmaktan kurtarmak için en iyi çözüm olduğunu düşünmektedirler.

Evrensel Temel Gelir, bireylere verdiği mali güvence ile, düşünceleri, davranışları ve günün sonunda toplumun kendisini değiştirme ve kapitalizm sonrası ekonomik düzeni hazırlamakta da önemli bir araç olacaktır.

*Gençler mali baskılarla öğrenimleri yarıda kesmeyecek, gerçekten istedikleri dallara yönelecek ve daha uzun süre eğitim alacaklar.
*Emekçiler her işi kabul etmek zorunda kalmayacaklarından günümüzde sendikaların artık sağlayamadığı yeni bir pazarlık gücüne kavuşacaklar.
*Genç girişimciler ve sanatçılar ETG güvencesi ile yeteneklerine uygun dallara yönelebilecekler.

Ama en önemli değişiklik, çalışmanın bir zorunluluk değil bir seçenek olması ile yaşanacaktır.

Kapitalist toplumların, gergin, kuşkulu, güvencesiz bireylerinin yerini, iyi eğitimli, önceliği yaşamaya veren ve sevdiği işi istediği biçim ve miktarda yapan bireyler alacaktır.

Karşı görüşler

Evrensel temel gelire karşı olanlar, sadece ihtiyaç içinde olan bireylere yardım edilmesini önermekte ve herkese koşulsuz gelir sağlanırsa paranın ziyan edileceğini, kimsenin çalışmak istemeyeceğinden milli gelirin düşeceğini ve toplumun, sonunda, tembel, hedefsiz ve moralsiz insanlarla dolacağını ileri sürmektedirler.

Öte yandan, pilot ETG uygulamaları, insanların çoğunluğunun yaşam düzeylerini artırmak için çalışmayı sürdürdüklerini ama yukarıdaki olumlu değişimlerin de gerçekleştiğini göstermektedir. Örneğin, Kanada’nın Manitoba deneyimindeki evrensle temel gelir uygulamasında erkeklerin toplam çalışma saatlerinde sadece %1 azalma olmuştur.

Pratikteki uygulamalara gelirsek, AB’de İsviçre, geçen sonbaharda bir referandum ile, ayda 2500 isviçre frankı tutarındaki ETG önerisini reddetmiş olsa da, Finlandiya ve Hollanda bölgesel pilot uygulamaları bu yıl başlatmaktadırlar (4).

Sonuç olarak, toplumların hemen tüm sosyal güvencelerinin geçtiğimiz yüz yıl içerisinde aşamalı olarak sağlandığını unutmamalıyız. Emeklilik maaşları, asgari gelir, sosyal destekler, genel sağlık sigortası gibi haklar da başlangıçta olanaksız olarak görülmekte idi. Günümüzün teknolojik, çevresel ve sistemik sorunları ile baş edebilmek ve herkesin insanca yaşaması için de, evrensel temel gelir uygulanmaya geçilmelidir.

Erdal Musoğlu / emusoglu@gmail.com

Kaynaklar:

  1. http://www.newyorker.com/magazine/2016/06/20/why-dont-we-have-universal-basic-income
  2. http://www.consoglobe.com/finlande-revenu-minimum-universel-cg
  3. http://basicincome.org/
  4. https://www.theguardian.com/world/2016/jun/02/state-handouts-for-all-europe-set-to-pilot-universal-basic-incomes

Erdal Musoğlu