Internet neden yavaş, güvenilmez ve pahalı?

Lale Akarun
Internet neden yavaş, güvenilmez ve pahalı?

Altyapı denince aklınıza ne geliyor? Elektrik, su, yol? Sabit telefon? Belki 20-30 seneye kadar böyleydi. Şimdi internet önem sırasında çoğunun önüne geçti. Bir düşünün, sabit telefonu olmayan, ama internet bağlantısı olan ne çok insan var. Internet bağlantınız olmadan yaşayamazsınız ama internet üzerinden telefonla da konuşursunuz, başka işlerinizi de yaparsınız.

Pandemide evden çıkmadık; ulaşımın önemi azaldı, tüm işlerimizi internet üzerinden yürüttük. Yürütebildik mi? Bazımız idare etti; bazılarımızın interneti çekmedi. Ders anlatırken, “hocam dondunuz” lafını ne çok duyduk. Yine de kör topal ders anlattık kopuk kopuk. Küçük yerleşim yerlerinde, köylerde yaşayıp ders dinlemeye çalışanlar hiç bağlanamadı; dağ başlarına, mobil telefon şebekelerinin çektiği yerlere çıkıp ders dinlemeye çalışan öğrenciler haber oldu.

Çeken de çekmeyen de yüksek faturalar ödedi. Bir konuşup, üç ödüyoruz! Vergiler, depreme hazırlık için kullanılacak diye konulup amacı dışında kullanılan özel iletişim vergisi o payı bu payı derken dünyanın en yavaş, en pahalı interneti bizde. En yavaş interneti de bizde!


Sahiden mi? Hani teknolojide dünya lideriydik? Internet hızı, saniyede megabit ile ölçülüyor. Yani bir saniyede kaç milyon bit yollayabiliyorsunuz? Milyon bit deyince, çok bir şey sanılmasın: Sayısal imgeler, videolar zaten saniyede on milyonlarca bit tutabiliyor. Interneti en hızlı olan ülke, Monako, genişbant hızı 261 Mbit/s*. Singapur ikinci: 255 Mbit/s.

Türkiye 43 Mbit/s ile 89. sırada. OECD ülkelerinin en kötü internet hızına sahip. Gana, Laos, Kırgızistan, Özbekistan ve Arnavutluk’un altında.

Genişbant denince, fiber bağlantı gerekli. Oysa bizde, ülkenin çoğu yerinde bir tek mobil internet var. Fiber kullanım oranımız çok düşük; sonuç ortada. Dünyada internetin en yavaş olduğu yerler arasındayız. Yavaşlıktan şikayet ederken deprem oldu. Günlerce, haftalarca iletişim aksadı, pek çok yerde tamamen kesildi. Afete müdahalede yaşanan koordinasyonsuzluğun pek çok nedeni olsa da, iletişim hatlarının kopukluğu en önemli faktörlerden birisiydi. Anlaşıldı ki, afete müdahalede pek çok şey unutulduğu gibi, afet anında iletişim de unutulmuş! Bunların sorumlusu kim?

Internet niye yavaş, güvensiz ve pahalı? Birinci sorumlu, tabii ki, BTK, yani Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu. Görevi, bilişim ve iletişim alanında altyapıyı geliştirecek ve tüketiciyi koruyacak mevzuatı geliştirmek ve uygulamak olan kurum! Bizler BTK’yı iletişimi engelleyen, istihbarat ve fişleme yapan kurum olarak biliyoruz ama asıl kuruluş amacı bilişim ve iletişim altyapısını geliştirecek düzenlemeleri yapmak. Değerli Telekom uzmanı gazeteci Füsun Sarp Nebil, deprem sonrasında, sorumlulara sorduğu teknik sorularla, eksiklikleri ortaya seriyor. Aşağıdaki soruları, öncelikle mobil GSM şirketlerine sormuş. Şimdi de BTK’dan cevap bekliyor**.

Sorular şunlar: Deprem bölgesinde kaç abone var, kaç baz istasyonu var, teknolojileri ne? (2G,3G,4G). Kaçında fiber bağlantı var? Hızlar niye düşük? Depremde baz istasyonlarında nasıl kayıplar oldu, niye bağlantı kesildi, nasıl telafi edildi? Deprem olacağı biliniyordu; buna yönelik nasıl hazırlıklar yapıldı? Yedekleme yapıldı mı? Altyapı ünitelerine deprem izolatörü kondu mu? Deprem sonrası, enkaz altında kalanların sinyal listesini tespit edip yerlerini AFAD’a bildirdiniz mi? Kurtarma çalışmalarına destek oldunuz mu?

Ve son olarak: İstanbul depremine yönelik hazırlığınız var mı? Füsun Sarp Nebil’in yazılarını izliyor; bu soruların cevaplarını merakla bekliyoruz.*

Lale Akarun / akarun@boun.edu.tr

*Bu yazı, HBT Dergi 362. sayıda yayınlanmıştır.

https://worldpopulationreview.com/country-rankings/internet-speeds-by-country **

Telefon operatörlerimiz depremde ne yaptılar? Füsun Sarp Nebil*


Lale Akarun