Dr. Rudolph Nissen ve Dr. Eckstein

Mustafa Çetiner
Dr. Rudolph Nissen ve Dr. Eckstein

Adam 69 yaşında bir fizikçiydi. Karnının üst tarafında 2-3 yıldır artan ağrı yakınması vardı. Bunlara son günlerde artan reflü yakınması da eklenmişti. Şikâyetleri onun yoğun çalışma temposu içinde çalışma ritmini yavaşlatıyor, yaşam kalitesini ve bilimsel üretkenliğini belirgin olarak düşürüyordu.

Hastayı 1948 yılında dünyanın en ünlü cerrahlarından biri gördü ve ona oldukça karışık ve kendi ismi ile anılan reflü ameliyatı yaptı. Ünlü cerrah, operasyon sırasında fizikçinin karın ağrısına asıl neden olanın aortik anevrizma (ana atar damarda balonlaşma) olduğunu da ortaya çıkardı ve anevrizmayı ameliyat etti. Fizik profesörü 3 hafta hastanede kaldıktan sonra taburcu edildi ve sonraki bilimsel yaşamını üretken biçimde ve çok daha az yakınma ile sürdürebildi.

Bu fizikçinin ismi Albert Einstein, operasyonu yapan ünlü cerrah ise Prof. Dr. Rudolph Rissen’di.


Bir Yahudi olan Dr Rissen, 1931 yılında ilk pnönonektomi, yani akciğer dokusunun ameliyat ile çıkartılması operasyonunu yapmış ve genç yaşta ünü Almanya dışına taşmıştı. Ancak ülkesinde rahatı hiç yerinde değildi. Naziler iktidardaydı ve bir Yahudi olarak büyük bir tehdit altındaydı.

Aynı yıllarda genç Türkiye Cumhuriyeti çağdaşlaşma savaşı veriyordu. Üniversite reformu 1933 yılında gerçekleştirilmişti ve yeni kurulan üniversiteye öncü bilim adamları gerekliydi. Dr Nissen, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün davetiyle İstanbul’a getirildi ve genç yaşta İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Cerrahpaşa’daki 1. Cerrahi kliniğine direktör olarak atandı. Türkiye’de kaldığı sürece Türk Tıbbına akademik ve idari anlamda büyük katkılar sağladı ve ayrıldıktan sonra da ilişkiyi hiç kesmedi. Ayrıldığında geride yeni cerrahi binasının planlanması ve inşaatı, Türkçe ve Almanca yazılmış 4 cerrahi kitabı, sayısız makale, yetiştirdiği onlarca öğrenci, asistan ve cerrah bıraktı.

Dr. Nissen, 1939-1952 yılları arasında ABD’de çalıştı. Einstein ile yollarının kesiştiği yıllar bu yıllardır.

***

Aşağıdaki cümle, sevgili hocam, ağabeyim Prof. Dr. Nejat Akar’ın yazdığı “Dr. Eckstein, Bozkır Çocuklarına bir Umut” isimli kitabın ilk cümlesidir ve Dr. Eckstein’a hitaben yazılmıştır.

“Reich adına, Sizi 12 Haziran 1935 tarihli emirlere göre, Haziran 1935 sonunda Prusya Devleti hizmetinden çıkartıyorum. Adolph Hitler, Hermann Göring”

Prof. Dr. Eckstein da tıpkı Prof. Dr. Nissen gibi Nazilerden kaçmış, Türkiye’ye sığınmıştı. Dr. Eckstein sadece sıradan bir çocuk hekimi değildi, Sağlık Bakanı Refik Saydam’ın kendisine söylediği şu cümleleri çok iyi anladığına ve bu heyecan dolu, yoksul ama mağrur insanların duygularını doğru kavradığına kuşku yoktur.

“1933 yılında yaptığımız toplantıda Ankara Numune Hastanesi ve Hıfzısıhha Enstitüsü için Alman Profesörlere ihtiyacımız olduğunu söylemiştim. Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesine uygun bir tıp okulu ile işe başlamak istiyoruz. Amacımız yakın bir gelecekte Ankara’da bir Tıp Fakültesi kuruluşunu gerçekleştirmek…”

Eckstein, 1945 yılında kurulan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Çocuk Hastalıkları Kliniğinde çalışan ilk klinik şefiydi. O sadece hekimlik yapmamış, o dönemde Anadolu’yu karış karış gezmiş bir Türk dostuydu. Gezileri sırasında fotoğrafladığı Anadolu ve Anadolu’dan kadın ve çocuk fotoğrafları o dönemin önemli tanıklarındandır. Bu fotoğrafların bir bölümü Nejat öğretmenin kitabında da yer alıyor.

Dr Eckstein, 14 yıl süre ile kaldığı Türkiye’den 1949 ayrılırken şunları söylüyordu. “Bu 14 yıl içinde Avrupa’nın muhtelif memleketlerinden altıdan fazla davetiye aldım. Fakat çok sevdiğim Türkiye’yi bırakıp gitmedim” Hekimlerin hastanelik edildiği, aşağılandığı bu ülkede onlara eski iki meslektaş hikâyesi. Nereden nereye...

Mustafa Çetiner / dr.m.cetiner@gmail.com

Bu yazı HBT'nin 122. sayısında yayınlanmıştır.

Mustafa Çetiner

Prof. Dr. Mustafa Çetiner 1964 yılında Kayseri'de doğdu. Halen Acıbadem Sağlık Grubu Maslak Hastanesi'nde İç Hastalıkları, Hematoloji Bölümü'nde görev yapmaktadır. Hekimliği ve öğretim üyeliği yanında Popüler bilim, etik, tıp ve tıp tarihi konularında kaleme aldığı güncel yazılarıyla tanınır.