Acı yemek iyidir…!

Mustafa Çetiner Y
Acı yemek iyidir…!

Kristof Kolomb ve arkadaşları, Amerika’yı ilk keşfettiğinde çok acı meyveleri olan bitkinin karabiber olduğu zannetmiş ve geldikleri yerin karabiber tarımının en yoğun yapıldığı Güney Hindistan olduğunu düşünmüşlerdi. Aslında Kristof Kolomb’un keşfettiği karabiber değil, bildiğimiz acı biberdi (chili pepper). Acı tüketimi, kültürel bir özellik olup ülkeler arası büyük farklılıklar gösterebiliyor. Tayland, Filipinler, Hindistan ve Malezya, baharat ve acı kullanımının en çok olduğu ülkeler. İsveç, Finlandiya ve Norveç ise listenin sonundaki yer alıyor. Türkiye’de bu listede oldukça yukarılarda bulunuyor. Ülkemizde günde ortalama 86,5 gram acı biber tüketiliyor.

Peki acı yemek sağlığımızı nasıl etkiliyor?

Bu kritik soruya yanıt olarak, geçtiğimiz yılın Aralık ayında, Amerikan Kardiyoloji dergisinde İtalyan araştırmacılar, acı tüketiminin sağlık ve özellikle ölüm riski üzerindeki etkilerini gösteren yeni bir çalışma yayımladı. Çalışmada yer alan 23.000 denek, ortalama 8 yıl boyunca takip edilmişlerdi.


Çalışma sonucunda, haftada 4 veya daha fazla öğünde acı tüketenlerde, acıyı hiç tüketmeyen ya da nadir tüketenlere göre, tüm nedenlerden ölüm riskinin yaklaşık %23 azaldığı gösterildi. Kalp hastalıklarına bağlı ölüm riski %34 daha düşüktü. Acı tüketiminin kansere bağlı ölümler üzerindeki etkisi ise gösterilemedi.

Düzenli acı biber tüketiminin kalp hastalıkları ve inmeye bağlı ölüm riskini azalttığı ve bu etkilerin özellikle hipertansiyon hastası olmayanlarda daha belirgin olduğu belirtildi. Aslında bu makale, acı yemenin sağlığımız üzerine etkileri ile ilgili ilk çalışma değil.

2015 yılında British Medical Journal’da Harvard Üniversitesi’nden Çinli bir araştırmacının yaptığı başka bir çalışma yayınlanmıştı. Bu çalışmada Çin’de 10 farklı bölgeden 30-70 yaş arası yaklaşık 500.000 kişinin acı yeme alışkanlığı sorgulanmış ve 7 senelik takip süresi boyunca acı yiyen ve yemeyenlerin kanser ve kalp hastalığına bağlı erken ölüm oranları karşılaştırılmıştı. Çalışma sonucunda haftada 6 veya 7 defa acı yiyenlerde; haftada 1 veya daha az acı yiyenlere göre tüm nedenlere bağlı ölüm oranının 14%; kalp hastalıklarına bağlı ölüm oranının ise %22 daha düşük olduğu gösterilmişti.

Tabii ki bu çalışmaların gözlemsel çalışmalar olduğunu, diğer risk faktörleri olabildiğince dışlanmış olmasına karşılık acı yemenin dışında birçok farklı etkenin de sonucu etkileyebileceğini unutmamak gerekiyor.

Acı yemenin vücut üzerindeki olumlu etkilerinin acı biberde bulunan Kapsaisin molekülü ile ilişkili olduğu biliniyor. Acı yemeklerle alınan bu molekülün, öğün başına 50-100 kalori daha fazla harcamamıza neden olduğu bildiriliyor. Kapsaisin’in, bazal metabolizma hızını uyararak ve yağ yakımını kolaylaştırdığı, kilo vermeye yardımcı olduğu da iddia ediliyor.

Acı yiyeceklerin Kapsaisin derivesi olan ve fenol adı verilen moleküller içerdiği ve bu grup moleküllerin anti-inflamatuar etkisinin olduğu bildiriliyor. Bu etki nedeniyle bazı burun spreylerine kapsaisin ekleniyor ve bu durum kronik burun akıntısı ve tıkanıklığının tedavisine yardımcı oluyor.

Acı biber ayrıca B1, B2, C vitamini ve antioksidan da içeriyor. Bünyesindeki karetonoid pigmentleri ise görme yeteneğimiz ve bağışıklık sistemimizin çalışmasına katkı veren ve havuçta bulunan alfa ve beta-karoten ile benzerlik gösteriyor. Özellikle sıcak iklime sahip bölgelerde acı ve baharatlı yiyeceklerin daha çok tüketildiği biliniyor. Acı ve baharat insanı terleterek buharlaşma nedeniyle vücudu serinletip ısı dengesini koruyor.

Acı biberde bulunan Kapsaisin’in beyinden endorfin hormonu salgılanmasını arttırdığı ve buna bağlı olarak vücutta iyilik halinin oluştuğu ve acı hissini azalttığı da belirtiliyor. Hatta bu özelliği nedeniyle sedef, romatoid artirit ve nöropati gibi birçok dermatolojik ve romatolojik hastalıkta, ilaçların ve kremlerin içine ekleniyor.

Ayrıca acı biberde bulunan Kapsaisin molekülünün prostat, pankreas ve deri kanserinin tedavisinde kullanılabileceğini destekleyen çalışmalar da var.

Acı yemenin genel olarak bir zararı yok ancak aşırı tüketimi tansiyon ilacı veya kan inceltici ilaçlarla etkileşime yol açabilir. Ayrıca aşırı miktarda fazla tüketiminin bulantı, kusma, karın ağrısı veya yakıcı tarzda ishale neden olabiliyor.

Mustafa Çetiner / dr.m.cetiner@gmail.com

Bu yazı HBT'nin 200. sayısında yayınlanmıştır.

Mustafa Çetiner

Prof. Dr. Mustafa Çetiner 1964 yılında Kayseri'de doğdu. Halen Acıbadem Sağlık Grubu Maslak Hastanesi'nde İç Hastalıkları, Hematoloji Bölümü'nde görev yapmaktadır. Hekimliği ve öğretim üyeliği yanında Popüler bilim, etik, tıp ve tıp tarihi konularında kaleme aldığı güncel yazılarıyla tanınır.