Yalancı ilaç

Mustafa Çetiner
Yalancı ilaç

Şimdi yazacaklarımı okuduğunuzda ne düşüneceksiniz gerçekten merak ediyorum.

Başarısız koroner by-pass operasyonu geçiren hastalarda bile operasyon sonrası koroner arter hastalığına bağlı göğüs ağrısı sıklığı azalmaktadır. Yani başarısız operasyon bile hasta yakınmalarını azaltabilmektedir.

Astım, mide ülseri, zona gibi hastalıklarda içinde aktif tıbbi madde (ilaç) içermeyen kapsüllerin ilaç niyetine kullanılması, hastaların %66’sında yakınmaları azaltmaktadır.


Bir Farmakoloji öğretmenimden dinlemiştim.

Şiddetli uykusuzluğu olan bir yakınına “bu ilaç çok yeni, yurtdışından geldi” diyerek içinde nişasta olan renkli ve büyük kapsüller hazırlamış ve geceleri iki adet almasını söylemiş. Yakını bir hafta sonra öğretmenimi aramış ve “uykudan başını kaldıramadığını, ne yapması gerektiğini” sormuş. Öğretmenim de soruyu “o halde ilaç dozunu düşür, günde iki yerine bir kapsül al” diye yanıtlamış.

“Filanca otundan içtim, çok iyi geldi, falanca çayından sonra hiç bir şeyim kalmadı” laflarını işittiğimde aklıma hep bu hikâye gelir.

Plasebo konusundaki çalışmalarıyla bilinen Dr. Herbert Benson diyor ki;

“Bir zamanlar koroner damar yetmezliğine bağlı göğüs ağrısı olan kalp hastalarında tedavi ile %70-90’lara varan yanıt oranları, söz konusu tedavi yöntemlerinin bilimsel temelleri konusunda kuşkular belirince %30-40’lara düştü”.

Astımlı hastalara, onların haberi olmadan içinde etkin madde olmayan ilaçlar verilince bronşlarda genişleme sağlanabiliyor.

Kahve içtiklerini sanan gençlere kafeinsiz kahve veriliyor, dikkat ve uyanıklığı ölçen testler ile gençlerin gerçekten de kahve içmiş gibi uyanıklıklarının arttığı tespit ediliyor.

Bu yalancı ilaçlara veya yalancı ilaç etkisine tıp dünyasında “plasebo” veya “plasebo etkisi” ismi veriliyor.

Plasebo, Latince “memnun veya hoşnut edeceğim” anlamına gelen bir sözcük.

Plasebo etkisi, tıpta etkisiz olduğu bilinen bir ilacın, etkin bir ilaç aldığını düşünen hastaya kullanımı sonrası hastalığın fizyolojik ve biyokimyasal bulgularının düzelmesi anlamına geliyor.

Plasebonun nasıl etkili olduğu halen yanıtı olmayan bir sorudur.

Gerçekten de, plasebo, sadece etki etmekle kalmaz, kimi zaman tıpkı etkin madde içeren klasik ilaçlar gibi yan etkilere bile neden olabilir.

Plasebo olarak kullanılan büyük kapsüllerin ve enjeksiyonların daha güçlü etki yaptıkları, sarı kapsüllerin uyarıcı ve antidepresan, beyaz kapsüllerin analjezik olarak daha etkin oldukları gösterilmiştir.

Plasebo etkisi ülke ve bölgelere göre önemli farklılıklar gösterebiliyor. Hastanın hekime güveninin, ilişki süre ve sıklığının da plasebo etkisinde belirleyici olabileceğine inanılıyor. Telkine yatkın olmak ve zeka düzeyinin ise plasebo etkisi üzerinde rolünün olmadığı biliniyor.

Zihin ve beden etkileşimi aslında bildiğimiz ama sırrını tam olarak çözemediğimiz bir gerçeklik ve “plasebo etkisi” bize bu gerçeği gösteren bir fenomen. Bu fenomenin bize öğrettiğini göz önüne almak zorundayız.

“Düşünceler, algılar, zannetmeler sağlığımızı doğrudan etkiliyor.” Ağrı, depresyon gibi klinik durumlarda plasebo etkisi belirgin ise neden kullanmayalım?

Budizm’in ünlü metni Dhammapada’nın ilk satırlarını hatırlayınız. “Hayatımız zihnimiz tarafından şekillendirilir; nasıl düşünürsek öyle yaşarız/ona dönüşürüz.”

Belki de herkes, kendi doktorunu içinde taşıyordur, kim bilir?

Mustafa Çetiner / dr.m.cetiner@gmail.com


Bu yazı HBT'nin 80. sayısında yayınlanmıştır.

Mustafa Çetiner

Prof. Dr. Mustafa Çetiner 1964 yılında Kayseri'de doğdu. Halen Acıbadem Sağlık Grubu Maslak Hastanesi'nde İç Hastalıkları, Hematoloji Bölümü'nde görev yapmaktadır. Hekimliği ve öğretim üyeliği yanında Popüler bilim, etik, tıp ve tıp tarihi konularında kaleme aldığı güncel yazılarıyla tanınır.