COVID-19 ABD’de neden bu kadar dramatik gelişiyor?

Bayram Ali Eşiyok Y
COVID-19 ABD’de neden bu kadar dramatik gelişiyor?

Micheal Moore’un ülkemizde de gösterilen “Hasta-Sicko” belgeseli, ABD sağlık sisteminin nasıl içten içe çürüdüğünü, sektöre yön veren sigorta ve ilaç şirketlerinin insan sağlığını nasıl hiçe sayıp sadece ve sadece kâr dürtüsü ile hareket ettiklerini dramatik bir şekilde ortaya koyuyordu… Yapıt sağlık alanındaki piyasalaşmanın yarattığı olumsuz sonuçları örnek vakalar üzerinden hareketle eleştiri bombardımanına tutup lanetliyordu. ABD’nin Covid-19 salgını nedeniyle yaşadığı kriz, bu eşsiz çözümleyici yapıtı şu günlerde daha da anlamlı kılıyor…

Asya COVID-19’a karşı daha başarılı…

Bu yazının yazıldığı 3 Haziran akşamı, ABD’de covid- 19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 108.159 kişiye ulaşmıştı. Küresel ölçekte 3 Haziran 2020’de covid- 19 nedeniyle hayatlarını kaybedenlerin sayısı ise 383.165 kişi olarak kayıtlara geçti. Bu bulgulara göre salgın nedeniyle ölenlerin %28,2’nin ABD’de yaşandığı anlaşılıyor.


Grafik, seçilmiş ülkelerde covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısını küçükten büyüğe doğru sıralıyor. Grafik, katı izolasyon politikaları yanında, yüksek test sayısına ulaşan ve acil durumlara müdahale etme kapasitesi yüksek kimi Asya ülkelerinin daha başarılı olduğunu gösteriyor.

Salgın ABD’de neden bu kadar etkili oluyor?

“Health Insuranca Coverage in the United States: 2018” çalışmasının verilerine göre, ABD’de yaklaşık 27,5 milyon insanın sağlık sigortası bulunmuyor. Bu nüfusun %8,5’i demek…

ABD’de sağlık hizmetleri esas olarak özel hastaneler ve sağlık sigortası şirketleri tarafından yürütülüyor. Ağırlıklı olarak yoksulların yaşadığı bölgelerde yer alan ve karlı olmayan ya da yeteri kadar kar elde edemeyen özel hastaneler kapanıyor. Örneğin, 2010’dan 2019 yılının sonlarına kadar olan dilimde, yoksulların yaşadığı kırsal kesimde 100’den fazla hastane kapanırken, 430’un üzerindeki hastanenin de kapanma riski ile karşı karşıya bulunduğu belirtiliyor…

ABD’de 500 binin üzerinde insan (2019 yılına 567.715 kişi) evsiz ve sokaklarda, 40 milyon insan ise yoksulluk ve yoksunluk içinde yaşıyor. Hapishanelerde 2 milyonun üzerinde mahkûm bulunuyor.

ABD esnek çalışmanın, güvencesiz çalışmanın da son derece yaygın olduğu ülkelerin başında geliyor… Krizle birlikte işsizler ordusuna katılan yoksulların sağlık sistemine erişmeleri daha da güç artık…

Kısaca, covid-19 esas olarak yeterli sağlık hizmetine erişemeyen bu yoksulları vuruyor… Piyasa denen cangıl paranız kadar, gücünüz kadar sağlık satın almanıza ancak izin veriyor…

Sağlık göstergeleri ne söylüyor?

Tablo 1’de özetlenen sağlık göstergeleri incelendiğinde, ABD’nin kişi başına en fazla sağlık harcaması yapan ülkelerin başında geldiği anlaşılıyor. ABD kişi başına 10.586 dolar sağlık harcaması ile tabloda gösterilen metropol ülkelerin (Almanya, İngiltere…) neredeyse iki katından fazla sağlık harcaması yapıyor. Bu yüksek sağlık harcamasına karşın ABD’nin covid- 19’dan en fazla etkilenen ülke olması, sağlık sistemine ilişkin yapısal sorunlardan ve yaşanan derin sosyo- ekonomik yarılmalardan/eşitsizliklerden kaynaklanıyor.

ABD’de kişi başında “cepten sağlık harcaması” da diğer gelişmiş metropol ülkelerin oldukça üzerinde. ABD’de kişi başına cepten yapılan sağlık harcaması 1.122 dolar iken, Almanya’da 738, Fransa’da 463 dolar… Kısaca, ABD’de yaşayan bir insan sağlığa erişmek için daha fazla kişisel harcama yapmak zorunda… Bin kişiye düşen yatak sayısına göre de ABD’nin görünümü hiç te parlak değil. ABD’de 1.000 kişiye 2.8 yatak düşerken, Japonya’da 13.1; Almanya’da 8.0 yatak düşüyor…

Yoğun bakım için 50 bin dolarınız yoksa sistem size sağlık hizmeti sunmuyor, kaderinizle baş başasınız.

Sağlık sisteminin temel göstergelerinden 1.000 kişiye düşen doktor sayısına göre de ABD son derece olumsuz bir noktada bulunuyor. Almanya’da 1.000 kişiye 4.3 doktor düşerken, ABD’de 1.000 kişiye sadece 2.6 doktor düşüyor…

Bunlara bir de birinci basamak sağlık hizmetlerindeki sorunlar ve acil durumlara müdahale etme kapasitesindeki zaaflar eklendiğinde, ABD’nin covid-19 salgını karşısındaki çaresizliğine şaşırmamak gerekiyor.

Bayram Ali Eşiyok / bayaliesiyok@gmail.com


*Bu yazı HBT'nin 220. sayısında yayınlanmıştır.

Bayram Ali Eşiyok