Yeniden kalkınmacı devlet ve sanayileşme (Sanayi 4.0)

Bayram Ali Eşiyok Y
Yeniden kalkınmacı devlet ve sanayileşme (Sanayi 4.0)

Son yıllarda sanayileşme tartışmalarının yeniden başladığı görülüyor. Şüphesiz bunun birçok nedeni var. Türkiye’nin de içerisinde yer aldığı birçok gelişmekte olan ülke, orta gelir tuzağı ve erken sanayisizleşme ile karşı karşıya. Diğer yandan 2008/2009 krizinin tüm çıplaklığı ile ortaya koyduğu gibi finansal birikim rejimine dayalı politikalar artan krizlere yol açıyor ve ekonomilerde önemli yıkımlar ile sonuçlanıyor. Ancak bu yeni sanayileşme arayışları klasik sanayileşmeden oldukça farklı. Temelinde yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlere dayalı bir sanayi var (Sanayi 4.0).

Temel olarak düşük ve orta teknolojilerin üretiminde ve ihracatında uzmanlaşan çevre ülkelerin fakirleştiren uzmanlaşma olgusu ile yüzleşmeleri kaçınılmaz. Yirminci yüzyılın ortalarında hammadde ihracatçısı çevre ülkelerin karşılaştığı fiyat aşınmaları sonucunda gündeme gelen dış ticaret hadlerindeki bozulma, bu kez düşük ve orta teknolojilere dayalı sanayi ihracatçısı ülkeler için gündemde. Sanayi ürün ihracatındaki artışa rağmen fakirleştirici uzmanlaşma olgusu geçerli… Bu nedenle üretim yapısının Sanayi 4.0 ekseninde yeniden yapılandırılması daha da stratejik hale geliyor.

Sanayi 4.0’de başarılı olmak için…


Dünya ekonomisinin çevresinde yer alan ve sanayileşmede başarılı olmuş ülke deneyimleri açıkça şunu gösteriyor: Kalkınmacı devlet ve kalkınmacı devletin uyguladığı sanayileşme politikaları ve planlama olmadan, ekonomide yapısal dönüşümü gerçekleştirmek olası değil. Kore başta olmak üzere diğer Asya Pasifik ülkelerinin kalkınma deneyimleri bunun en temel kanıtı. Kore, Singapur, Tayvan ve Hong Kong gibi birinci kuşak Doğu Asya ülkeleri kalkınmacı devletin uyguladığı sanayi politikaları sayesinde tempolu kalkınma hızlarına ulaştılar. Bu ülkelerin 1960’lı yıllardaki tarıma dayalı üretim yapıları 1990’lı yıllara gelindiğinde hızla dönüştü. Kalkınmacı devlet yol gösterici bir planlama çerçevesinde, seçici bir sanayi politikası uygulayarak, büyüme için gerekli fiziksel ve toplumsal altyapıyı kurarak, Ar-Ge faaliyetlerini teşvik etti. Kalkınmacı devlet, teşvikleri karşılıklılık çerçevesinde dağıtarak, kaynak tahsisinde sermayenin üretken kesimlerini gözetti ve çoğu kez özel sektörle sıkı bir işbirliği yaparak kalkınma sürecini yönlendirdi… (1)

Türkiye’de kalkınmacı devlet dönemleri daha başarılı…

Türkiye ekonomisinde 1923’lerden günümüze, kalkınmacı devletin etkin olduğu iki dönem öne çıkıyor. Bunlar; 1930-1939 ve 1963- 1979 dönemleridir. 1945 sonrası kalkınma iktisadının yükselişi ile birlikte ağırlıklı olarak 1960’lı ve 70’lı yıllarda gündeme gelecek olan kalkınmacı devlet deneyimini, Türkiye erken sayılabilecek bir dönemde, 1930’lu yıllarda yaşadı ve Cumhuriyet döneminin en parlak sanayileşme temposunu yakaladı. Başka bir ifadeyle, Dünya kapitalist sisteminde henüz hegemonik bir gücün ortaya çıkmadığı ve kapitalist metropol ülkelerin derin bir krizle karşı karşı olduğu bir dönemde, Türkiye metropol ülkelerden koparak, kalkınmacı devletin uyguladığı sanayileşme modeli sonucunda önemli gelişmeler sağladı…

Türkiye bağlamında kalkınmacı devletin etkin olduğu ikinci dönem 1963-1979 dönemidir. Bu dönemde uygulanan kalkınma politikaları 1930’lu yıllarda olduğu üzere uluslararası işbölümüne rağmen değil, uluslararası işbölümünün bir uzantısı olarak gerçekleşti. Dönem boyunca devlet ve özel kesim kalkınmanın ana aktörleri olarak hareket etti. Kaynak tahsisi kalkınmacı devletin planlarda öngördüğü öncelikler doğrultusunda kullandırıldı. Dönem boyunca ekonomide sağlanan yapısal gelişmeler, 4. Beş Yıllık Kalkınma Planı ile daha da derinleştirilmek istendi. Ancak, iç ve dış gelişmeler sonucunda plan tasfiye edilerek uygulanamadı…

Sanayi İçin Bir Bilanço

Ekonomideki yapısal değişimi göstermesi açısından, sanayinin yıllık ortalama büyüme oranları ekonomik büyüme oranına göre daha anlamlı bir gösterge. Bu çerçevede, sanayinin yıllık ortalama artış oranlarını dönemler itibariyle gösteren Tablo incelendiğinde, planlı, programlı yıllarda sanayinin yıllık ortalama büyüme oranı %9,5 oranında gerçekleşirken, plansız, programsız yıllarda %5,2 ile sınırlı kaldı. Başka bir ifadeyle, kalkınmacı devletin uyguladığı sanayi politikaları sayesinde sanayideki yıllık ortalama artış oranı plansız, programsız yıllara göre 4.3 puan (neredeyse iki katı) daha yüksek gerçekleşti. Sanayide plansız, programsız yılların 1980-2015 kesitinde gerçekleşen ortalama %5,1’lik artış oranı, Cumhuriyet ortalamasının oldukça altında bir başarım anlamına geliyor.

Çözüm: Sanayileşmeyi ve planlamayı yeniden düşünmek…

Türkiye sanayinin, uluslararası meta zincirine eklemlenme ve sipariş alma yarışı düşük ve orta teknolojilere dayalı ve ithalata bağımlı bir sanayi yapısı ile sonuçlandı. Bu bağlamda, üretimin, dolayısı ile ihracatın teknoloji yoğunluğunu dönüştürmeden Türkiye’nin fakirleştiren uzmanlaşmadan ve orta gelir tuzağından kurtulması olası gözükmüyor. Üretimin (dolayısı ile ihracatın) yüksek katma değer/yüksek teknoloji yoğunluklu sektörler temelinde yeniden yapılanması ise yeni bir kalkınma stratejisine bağlı.(2)

Sanayinin geldiği bu aşamada, üretim ve dış ticaret yapısını Sanayi 4.0 bazında değiştirecek, finansal birikim yerine reel birikimi öncellikli hedef olarak iktisat politikalarının merkezine koyacak yeni bir kalkınma stratejisi ekonomide temel çıkış yolu olarak gözüküyor. Yeni kalkınma paradigmasının en temel bileşenini ise mevcut sanayi yapısında köklü değişiklikleri öngörecek olan sanayi politikaları oluşturacak. Başka bir ifadeyle, dış ticaret, yatırım, teşvik ve teknoloji politikalarının Sanayi 4.0’ü destekleyecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Türkiye gibi Sanayi 4.0 koşullarına erken sanayisizleşerek giren bir ekonominin, planlama, kalkınmacı devlet ve kalkınmacı devletin uygulayacağı seçici sanayi politikaları olmaksızın üretim yapısında köklü dönüşümler gerçekleştirmesini beklemek sadece bir fantezi olarak kalır, o kadar…

Bayram Ali Eşiyok / bayaliesiyok@gmail.com

Notlar
(1)Türkiye’nin Sanayi 4.0’e geçiş imkanlarını, dünyadaki gelişmeleri ve çözüm önerilerini Herkese Bilim Teknoloji yayınlarından çıkan Sanayi 4.0 kitabımızda detaylı olarak çözümledik.
(2) Eşiyok (2018).

Kaynakça
Eşiyok, B. Ali (2018), Türkiye Sanayi 4.0’e Hazır Mı?, Sorular, Tespitler ve Çözüm Önerileri, HBT Akademi e-Kitapları 7, Herkese Bilim Teknoloji Yayınları, (www.herkesebilimteknoloji.com).
Eşiyok, B. Ali (2018), “Kalkınmacı Devlet ve Sanayileşmeden, Neoliberal Erken Sanayisizleşmeye”, Fiscaoeconomia, Special Issue (1), 71-102.

Bu yazı HBT'nin 126. sayısında yayınlanmıştır.

Bayram Ali Eşiyok