Omikron varyantından haberler

Mustafa Çetiner
Omikron varyantından haberler

Türkiye’nin de içinde olduğu en az 77 ülkede Omikron varyantına rastlandı. Avrupa önlemleri arttırıyor ancak varyant görülmemiş bir hızla yayılıyor. Salgında yeni merkez Avrupa gibi görünüyor. İngiltere›de vaka rekoru kırıldı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Omikron varyantının “daha önce hiçbir varyantta görülmemiş bir hızla” yayıldığını ve yakın gelecekte şimdi hâkim görünen delta varyantının yerini alacağını bildirdi.

Gerçekten de bu varyantın içerdiği 30’dan fazla mutasyonla bulaşma hızı inanılmaz ve sadece İngiltere’de bir hafta içinde vaka sayılarının 2 katına yükselmesine neden oldu.

Avrupa Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezine bakarsanız, Omikron 2022’nin ilk iki ayında baskın varyant olacak. Avrupa’da İsviçre, Almanya, İngiltere, Danimarka, Hollanda ve Belçika gibi pek çok ülke hatırlatma dozuna başlama kararı aldı.


Günlük 78 binden fazla vakanın tespit edildiği İngiltere, kapalı mekânlarda aşı pasaportunu hayata geçirildi. Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulundan (LSHTM) bilim insanları, Omikron varyantına karşı sert önlem alınmazsa ülkede 25.000-75.000 arasında ölüm görülebileceği uyarısında bulundu. Sözünü ettiğim 78.000 günlük vaka sayısı, İngiltere’nin 2021 yılında ulaştığı en yüksek vaka sayısı olarak kayıtlara geçti.

Hong Kong Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma, Omikron varyantının Delta varyantına göre 70 kat daha hızlı yayıldığını gösterdi. Araştırmacılar, virüsün Delta varyantına göre akciğerlerde 10 kat daha yavaş çoğaldığını, bunun daha az şiddetli bir klinik tabloya neden olduğunu açıkladılar.

Güney Afrikalı bilim insanları tarafından bu hafta başlarında yayımlanan yeni varyantla ilgili ilk büyük gerçek dünya araştırması, varyantın deltadan yüzde 23 daha az şiddetli seyredeceğini gösterdi.

Güney Afrika’da 15 Kasım ile 7 Aralık arasında kaydedilen 78 binden fazla Omicron vakası üzerinde yapılan başka bir araştırma, Pfizer-Biontech aşısının iki dozdan sonra hala hastaneye yatışa karşı %70 koruma sağladığını gösterdi. İki doz aşı semptomatik enfeksiyona karşı da %33 koruyucuydu.

İngiltere’de bilim kurulu SAGE tarafından yapılan yeni bir çalışma, iki doz Pfizer/Biontech aşısının, Omikron varyantının neden olduğu ciddi hastalığa karşı %84 oranında koruma sağladığını gösterdi. İki doz Pfizer/Biontech aşısı semptomatik hastalığa karşı sadece % 46,7’lik bir koruma sağlıyordu. Araştırmacılar, üçüncü doz aşının, semptomatik hastalığa karşı korunmayı 2 kat arttırdığını belirttiler. Bu nedenle İngiltere 3. doz aşı uygulamasının hem aralığını kısalttı hem de uygulanacak popülasyonu genişletti.

Görünen o ki, Omikron varyantına iki doz Biontech aşısı yeterli koruma sağlamıyor. Üçüncü doz aşılama için 2. ile 3. doz arasını 3 aya indirmek bilimsel olarak mantıklı görünüyor. İngiltere Ulusal Sağlık Güvenliği Ajansı’nın araştırması “üçüncü doz aşının” önemini bir kez daha gösterdi. Üç doz Pfizer/Biontech aşısı yeni varyanta karşı %75 oranında etkin bulundu.

Bilindiği gibi, hatırlatma dozunun süresi 5 ila 6 ay arasında değişiyordu. İngiltere’de, ABD’de ve birçok gelişmiş ülkede hatırlatma dozu süresi 2-3 aya indirildi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’da daha önce ister inaktif, ister mRNA aşısı ile aşılanmış olsun 18 yaş üstü tüm vatandaşlarımızın belirlenmiş aşı takviminin üzerinden üç aydan uzun süre geçmişse diledikleri aşı türü ile hatırlatma dozu olabileceklerini belirtti.

Bu arada bir hatırlatma yapmakta fayda var. Artık inaktif aşıların (Sinovac vb) Omikron varyantına etkisiz olduğunu da kabul etmek lazım. Üçüncü doz aşının inaktif değil, mutlaka m-RNA aşısı olması gerekiyor.

Türkiye’deki Omikron varyantına sahip kişi sayısı net olarak bilinmiyor. Şu ana kadar toplam 6 vaka (1’i İstanbul’da ve 5’i İzmir’de) bildirildi ve klinik seyirlerinin hafi f olduğu raporlandı. Ancak bu sayının daha yüksek olduğunu tahmin edebiliriz.

Bütün Avrupa ve dünya kavrulurken bizim vaka sayımızın son derece stabil seyrediyor olması da son derece ilginç görünüyor. Oysa tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de varyantın baskın hale gelmesi ve vaka sayılarımızın da artması beklenir. Yine de resmi olarak birkaç ay içinde Omikron varyantı baskın form haline gelecek gibi görünüyor. İstanbul gibi kozmopolit illerimiz yurtdışından çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor. Üstelik bunlar ellerini kollarını sallayarak geliyorlar ülkemize. Futbol maçları her hafta birçok şehrimizde maske kuralına uymayan ve kimi zaman 40.000 kişiyi bulan seyirci toplulukları önünde oynanmaya devam ediyor.

Varyantın klinik tablosunun hafif seyretmesi iyimser senaryolara neden oluyor. Bu iyimser senaryoların yanı sıra bilim çevrelerinde şu kötümser iddia da dile getiriliyor, “Omikron varyantı bu kadar hızlı bulaşıyorsa mutasyona uğrama özelliği de daha yüksek olabilir. Bu kadar hızlı bulaşan bir virüs, daha kolay mutasyona uğrayabilir ve dolayısıyla daha dirençli, daha ciddi hastalık yapan bir versiyonuna da dönüşebilir.” Bu sıralarda tek yapmamız gereken ise aşılanmak…

Mustafa Çetiner / dr.m.cetiner@gmail.com

Bu yazı HBT'nin 300. sayısında yayınlanmıştır.

Mustafa Çetiner

Prof. Dr. Mustafa Çetiner 1964 yılında Kayseri'de doğdu. Halen Acıbadem Sağlık Grubu Maslak Hastanesi'nde İç Hastalıkları, Hematoloji Bölümü'nde görev yapmaktadır. Hekimliği ve öğretim üyeliği yanında Popüler bilim, etik, tıp ve tıp tarihi konularında kaleme aldığı güncel yazılarıyla tanınır.