Psikanalizin dili

Mustafa Çetiner Y
Psikanalizin dili

Ülkemizde yayınlanan bilimsel içerikli dergiler hakkında ne zamandan beri yazmak istiyordum.

Geçtiğimiz günlerde çok sevgili dostum, Psikanalist Dr. Özden Terbaş bana yeni çıkartmaya başladıkları Psikanalizin Dili ismini verdikleri yeni psikiyatri-psikanaliz dergisinden söz edince “tamam” dedim, “ tanıtım yazısı yazmaya başlamak için daha iyi bir fırsat olmaz”. Dr. Özden Terbaş, psikanaliz konusunda ülkemizin en önemli terapistlerinden biridir, entelektüel birikimini de çok iyi bildiğimden iyi bir iş çıkardıklarından emindim, hemen web sitesine bir göz attım.

Sitenin ismi https://psikanalizindili.com , dergi online ve PDF formatında yayınlanıyor ve daha çok uzman düzeyinde kişilere hitap ediyor. Ancak bu meraklıların da dergiyi okumasına kesinlikle engel değil. İlginç olan derginin okunma oranının beklenenden çok daha yüksek olması.


Dr. Özden Terbaş’dan dergiyi anlatan bir yazı istedim. Bana aşağıda okuyacağınız metni yolladı.

Psikanalizin Dili dergisiyle okurlarla buluşmanın kıvancı içindeyiz! Bilimdeki gelişmeler insanlığın geleceği açısından umut vaat eder ve toplumda derin izler bırakır. Psikanalizin kurucusu Freud’un vurguladığı gibi insanın narsisizmi bilimdeki üç devrimci gelişmeyle sarsılmıştır: İlk sarsıntı kozmolojik niteliktedir; bu çalışma, XVI. yüzyıl bilim insanı Kopernik’e (Nicolaus Copernicus) aittir. Dünya merkezli anlayış, yerini güneş merkezli olana bırakır. Dünya kâinatın efendisi değildir artık! İkinci sarsıntı biyoloji biliminden gelir. Charles Darwin evrim kuramında canlı türlerinin kökenini araştırmış, canlıların ortak atalardan evrilerek dönüştüğü fikrini geliştirmiştir. İnsan diğer canlıların efendisi değildir artık!

Üçüncü sarsıntı psikolojik niteliktedir. Psikanaliz aracılığıyla bilinçdışının keşfi, insanın kendi zihninin mutlak hükümdarı olmadığını ortaya koyar: “Benlik kendi evindeki efendi değildir” artık!

İnsanı merkezi konumundan uzaklaştıran bu sarsıntılar, aynı zamanda insanın insanlaşması, bireyin özgürleşip kendini bir özne olarak kurması ve toplumun uygarlaşması açısından da önemlidir. Yeni insanın yaratılmasında ve yeni bir hümanizmin oluşturulmasında psikanaliz üstüne düşen sorumluluğun bilincindedir.

Freud’un tanımladığı gibi, bilinçdışı süreçleri aydınlatmayı hedefleyen bir araştırma yöntemi; bu temel üzerinde gelişen, insanın ruhsal yaşamını derinlemesine işleyerek dönüştüren bir psikoterapötik tedavi çalışması ve klinik uygulamadan elde edilen verilerden yola çıkarak ruhsal görüngüleri açıklamaya çalışan bir kuram olarak psikanaliz insanlık için bir umut olmaya devam ediyor.

Bilinçdışı ve bilinç-bilinç öncesi sistemlerini birbirini tamamlayan diyalektik bir ilişki içinde ele alan psikanaliz, geliştirdiği yorumsamacı (hermeneutik) bakış açısıyla yepyeni bir dilin doğmasını sağlamıştır. Psikanalizin Dili dergisi bu yeni dilin ve psikanalize özgü kavramların tanıtılmasını, geliştirilmesini ve tartışılmasını hedefliyor. PSİKE İstanbul Psikanaliz Kitaplığı bünyesinde yer alan, Türkiye’nin ilk elektronik psikanaliz dergisi olan Psikanalizin Dili dergisi aşağıdaki amaçlara ulaşabilmeyi hedefliyor.

- Psikanalizi ve uygulamalı psikanalizi teorik ve pratik yönleriyle inceleyen yazılara ve çevirilere yer vermek suretiyle bir düşünce ve tartışma ortamı yaratabilmek.

- Bir yandan Sigmund Freud, Melanie Klein, Donald W. Winnicott, Wilfred Ruprecht Bion gibi psikanalizin öncü isimlerinin kuramlarını gözden geçiren ve tartışan yazılara yer verirken, bir yandan da çağdaş psikanalizin katkılarına değinerek yeni perspektiflerin gelişebilmesi için alan yaratabilmek.

-Psikanalizin sinema, edebiyat, felsefe, antropoloji gibi diğer disiplinlerle etkileşimini incelemeyi; sanat eserlerini, yaratıcılık süreçlerini, kültürü psikanalitik kuramın ışığında anlamlandırabilmek.

Kitap tanıtımına, söyleşilere yer vermeyi ve psikanaliz yayıncılığıyla ilgili etkinlikleri okuyuculara duyurmak.” Derginin yayın kurulunda Dr. Özden Terbaş yanısıra Aslı Kuruoğlu, Deniz Arduman Kırcalı, Işıl Ertüzün, Türkay Demir’de yer alıyor. Psikanalizin Dili her geçen gün daha da kuraklaşan bilim ve düşün dünyamızın parlayan yıldızlarından biri olmaya aday görünüyor.

Bu tür dergilerin artması demek benim için “umut” demek, “gelecek” demek.

Sevgili Özden’i ve arkadaşlarını bu çabaları için yürekten kutluyorum.

Mustafa Çetiner / dr.m.cetiner@gmail.com

Bu yazı HBT'nin 147. sayısında yayınlanmıştır.

Mustafa Çetiner

Prof. Dr. Mustafa Çetiner 1964 yılında Kayseri'de doğdu. Halen Acıbadem Sağlık Grubu Maslak Hastanesi'nde İç Hastalıkları, Hematoloji Bölümü'nde görev yapmaktadır. Hekimliği ve öğretim üyeliği yanında Popüler bilim, etik, tıp ve tıp tarihi konularında kaleme aldığı güncel yazılarıyla tanınır.