Hipotez, teori, yasa.

Tevfik Uyar
Hipotez, teori, yasa.

Gündemdeki evrim tartışmaları herkese bilim lügatında yer alan "hipotez", "teori", "yasa" gibi kavramların ne olduğunun pek de iyi anlaşılmadığını gösterdi. Gerçekten ama gerçekten özellikle "teorinin" ne anlama geldiğini öğrenmeye şiddetle ihtiyacımız var; zira "evrim bir teori ama sonuçta ispatlanmamış" gibi hatalı mantık yürütmeleri, hatta ve hatta "evrim bilim tarafından çoktan çürütüldü" gibi yalan yanlış bilgiler sinir bozukluğuyla karışık bir gülme arzusunu tetikliyor (Portalımızın yazarlarından Prof. Dr. Cem Say'ın sosyal medyadaki sabrına hayran kaldım).

İnsanlar yanlış biliyor olabilirler elbet. Şüphesiz, biyoloji dersinin son konusu olan evrimden bahsedeceğiz ama, tüm bunlar ilk konusu olan bilimsel yöntemin hakkıyla anlatılmamasından kaynaklanıyor. Bilirsiniz ilk hafta biraz laylay geçer; bilimsel yöntem böylece atlanır. Son hafta yetişmez -belki de özellikle yetişmez- ve evrim de böylece atlanmış olur. Her neyse... Bilimsel yöntemden kısmen bahsedelim bu yazıda...

Öncelikle bilimleri hipotezlerin genelinin kuruluş sırasına ve sınanış imkânına göre ikiye ayırmamız gerekiyor: Öndeyili bilimler ve gerideyili bilimler.

Öndeyili bilimler, hipotezi önden kurduğunuz, daha sonra bu hipotezi "acaba öyle mi?" diye sınadığınız, bu sınama için deneyler ve gözlemler tasarladığınız bilimlerdir. Kimya, fizik, malzeme bilimi vb. böyle bilimlerdir. Örneğin "Bütün metaller ısınınca genleşir" gibi tümevarımsal bir hipoteziniz olsun. Bu hipotezi sınamak için elinize bir kaç metal parçası alır, ısıtır, genleştiğini gösterirsiniz. Tebrikler! Artık iyi bir teoriniz olur. Maalesef dünyadaki bütün ama bütün metalleri tek tek ısıtarak genleştiğini gösteremeyeceksiniz ama bu sözkonusu teorinin geçersiz olduğu anlamına gelmez. Her bir ısıtma ve genleşme, teorinizi destekler ve teoriniz son derece iyi desteklenmiş bir teoridir artık. Ta ki, bir metal çıkıp da genleşmeyene kadar... O gün bu teori çökecektir fakat yanlışanana yani çökene kadar geçerlidir. Tam şu an olduğu gibi.

Gerideyili bilimler ise, "geçmişte ne olmuş olabilir acaba?" dediğimiz bilimlerdir. Astronomi, jeoloji, evrimsel biyoloji vb. bilimler gibi... Yani siz bir zamanlar olmuş olana ait izleri araştırır ve "şöyle olmuş olabilir" diye hipotez kurarsınız. Bu hipotezi öndeyili bilimlerde olduğu gibi sınayarak değil, yine geçmişe ait izleri keşfederek ya da bugüne ait izleri kullanarak desteklersiniz ve yine iyi bir teoriniz olur. Teoriniz ne kadar iyi desteklenirse, o kadar iyi bir teori olur. Tıpkı öndeyili hipotezlerde olduğu gibi, yanlışlanana kadar teori geçerlidir.

Kısacası teori; bilimsel bir olguyu açıklayan tutarlı bir modeldir. Bazı teoriler çok fazla desteklenirler, hiçbir noktayı açıkta bırakmazlar ve yeni bulgularla hiç çelişmezler. İşte bu teoriler iyi teorilerdir. Diğerlerini gölgede bırakabilirler ve hatta tarih sahnesinden silebilirler.

Büyük Çarpışma Teorisi'nden örnek verelim. Bu teori, uydumuz Ay'ın oluşumunun Dünya'nın başka bir gezegen ile çarpışmasının sonucu olduğunu söyler (bu hayali gezegene Thea adı verilmiştir). Esasında Ay'ın oluşumuna dair onlarca teori vardı ilk başta. Lakin Ay'ın çekirdek büyüklüğü, Ay'ın çekirdek sıcaklığı, jeolojik gözlemler, deneyler, simülasyonlar zamanla diğerlerini elerken, Büyük Çarpışma Teorisi'ni destekledi. Şu an en geçerli olan teori budur. Yeni araştırmaları bu teoriye göre yapınca, ortaya hata da çıkmıyor. Şimdi biri çıkıp da "bu teori ispatlanmadı ki, teori sonuçta" deyince "benim bilimin işleyişinden haberim yok" itirafında bulunmuş oluyor.

Peki yasa nedir o halde? Aynı örnekten gidelim: Mesela genleşme yasası nedir?

Evet, "tüm metallerin ısıtılınca genleşeceği" bir teoridir. Yasa ise "onun hangi kurallara bağlı genleşeceği" ile ilgili. Yani genelde yasa dediğimizde ya bir formülden bahsediyoruzdur ya da bir olayın işleyişiyle ilgili kural setinden. İşin matematik kısmı yani. "Teoriler ispatlanınca yasa olur" gibi bir söylem kesinlikle yanlıştır ve bilgisizlik ürünüdür.

Artık evrime gelebiliriz: Evrim teorisi, canlılığın başlangıcını içermez; ancak bir kez başladıktan sonra "nasıl bu kadar çeşitlendi ve türler nasıl ortaya çıkıp yayıldılar" sorusuna yanıt veren, en iyi, en çok desteklenmiş, en temel teoridir. Bütün bir biyoloji bilimi evrim teorisi üzerine kuruludur. Ne yeni gözlemler, ne yeni bulgular evrim teorisiyle çelişir. Dahası, keşifleri dahi evrim teorisi sayesinde yaparız. Çünkü evrim teorisi güçlü, tutarlı ve iyi bir teoridir, bu özelliğiyle gerçeğe yaklaşmamızı sağlar. Büyük çarpışma teorisi gibi bile değildir evrim teorisi: Ondan çok daha fazla defa, misli misli fazla bulgu ve veriyle desteklenmiştir.

O zaman müfredattan evrim çıkarsa geriye ne kalacak?

Tıpkı şu an teklif edilen anayasa değişikliği maddelerinin mevcut maddelerle çelişerek ortaya oksimoron çıkardığı gibi, evrim teorisini müfredattan çıkarınca geriye kalanlar komik bir hale düşecekler.

Örneğin "canlıların sınıflandırılması" tamamen evrim teorisinin bir ürünü. O konu hala kitaplarda var.

Mitokondriyi anlatırken "zamanında başka bir bakterinin hücre içerisine girmesi" denmeyecek de ne denecek?

Peki evrim teorisini destekleyen en önemli bulgulardan birisi olan, tüm canlılarda protein sentezinin aynı kodonla başlamasından bahsederken ne diyecek bu kitaplar? Çocuklardan biri "neden?" diye sorduğunda ne olacak? Ne söylenecek?

Volvoks'tan asla ve asla bahsedilmeyecek mi? Sahiden... Bizim gençlerimiz 200 milyon yıl önce ortaya çıkan Volvoks'tan habersiz mi mezun olacaklar? Bir gün uluslararası bir ortamda başka uluslardan gençler Volvoks dediğinde bizim gencimiz boş boş bakacak mı?

Diyecek bir şey kalmadı pek...

Umarım bu yanlıştan bir an önce dönülür.

Tevfik Uyar / @tevfik_uyar

Not: Evrimle ilgili ileri okuma yapmak isteyenlere Popüler bilim yazarı Çağrı Mert Bakırcı'nın "Evrim Kuramı ve Mekanizmaları" kitabını tavsiye ederim.


Tevfik Uyar

Uçak Mühendisi ve Sosyologtur. Yüksek lisansında organizasyonel davranış ve örgüt psikolojisi üzerine çalışmıştır. Aynı sahada doktora eğitimine devam eden Uyar, biri popüler bilim, diğerleri bilimkurgu türünde üç adet kitap kaleme almış, iki adet kitabın çevirisini yapmıştır.