Etik fay hattı Görünen o ki depremle ile ilgili şu an iki pratik sorunumuz var: Birincisi günler sonra bile enkaz altından hala canlı insanların çıkıyor olması. İkincisi ise sağı-solu harabeye dönmüş kimi cadde ya da sokaklarda tek tük dahi olsa bir camı bile kırılmadan ayakta kalmış binaların varlığı. Hazırlıksızlık-beceriksizlik ve başka diğer olası sebepler sarmalı daha ilk günden itibaren kamu...
Ülke tarihinin en büyük (ikinci) depremini yaşadık. Uzaktan bakınca acizlik içinde isyanlardayız; ağlıyoruz. Tonlarca betonun altından bakınca ise donuyoruz, ölüyoruz! Ahlaksızlığımızı, çatlamış ar damarımızı ört bas etmek üzere geliştirdiğimiz sistemler, yaptığımız kanunlar-yönetmelikler beklendiği üzere işe yaramadı. Sorun sistemde değil insanda! İnsan da yukarıdan aşağı doğru ne gördüyse onu ya...
Asla azalmayacak, asla dinmeyecek bir acının ortasındayız. 1999 büyük depreminden beri hiçbir şey biriktirmediğimiz, hiçbir önlem almadığımız çok acı bir şekilde ortay çıktı. Dünyanın en şiddetli depremlerinden biri, belki de dünyanın en hazırlıksız ülkesini vurdu. Şaşılası bir sivil toplum refleksi, hiç ama hiç hazır olmayan bir devlet gördük. Asıl büyük hırsızları unutup marketlerden çocuğuna sü...
İstanbul’u kurtarma mucizesi, akıl ve ülke sevgisi ile gerçekleşir. Maraş merkezli yaşadığımız ve iki atom bombası testine denk gelen bir enerji dışa vurumu ile gerçekleşen büyük yıkım, şüphesiz ki akla hemen İstanbul’u getirdi. İstanbul’da ortalama 7.5 büyüklüğü olarak öngörülen deprem ne kadar yakınlaştı? Her zaman depremin ardından koşan bir ülke durumundan çıkabiliriz, acıların peşinden koşmay...
Ukrayna’ya Rusya saldırısının birinci yılı dolarken, Uygar Dünya bu felaketin 24/7 tanığı… Yanıp yıkılan üniversite ve kütüphane binalarını, tiyatroları, tarihi binaları, hatta mezarlıkları, kiliseleri, ülkenin kültür mirasına saldırıyı Ukrayna Kültür Bakanlığı tek tek saptıyor (https://rb.gy/rrdd7h). Sivil mimari ve konutlar ise gitti, gider… Bu savaş ortamında sessiz sedasız büyük bir başarı öyk...
Geldik yine her deprem felaketinin ardından gündeme gelen, ama bir türlü bir santim adım atılamayan konuya. Başlık için ağza sakız olmuş, çok dinledik diyebilir ve ilginizi çekmeyebilir. Ama yazmak zorundayım. En dehşet verici olan, apartmanların tam bir çöp-moloz yığınına dönüşmüş olmasıdır; karşınızda çöp yığını olunca can kurtarmanın ne kadar zor olduğunu ve belki de yüzde 90 kurtarılacak canla...
5. gün. Beş gündür iliklerimize kadar hissediyoruz, çaresizliği, acıyı, dondurucu soğuğu... Orada, o afet bölgesinde fiziken olmasak da hissediyoruz. “Yavrumu istiyorum, dirisinden ümidimi kestim hiç olmazsa cesedini istiyorum” diyen annenin çığlıkları ile dağlanıyor yürekler... Enkaz altından her çıkarılan can ile bir “Oh” çekiliyor. Televizyon kanallarına kilitleniyor, sosyal medyadaki yardım ça...
TV’yi erken saatte ilk açtığımda karşıma çıkan bir çöp dağı oldu. Acının büyüğü ülkeyi kaplarken, o gökdelen gibi yığılmış çöplüğün altından herhangi bir kimsenin kurtuluyor olması asla mümkün değil. Bu çöp yığını nedir? Yıllarını depreme dayanıklı güvenilir binalar yapımına, İstanbul deprem senaryoları hazırlanmasına, yapı stoğunun durumunu saptamaya hazırlamış Prof. Dr. Mustafa Erdik’e sordum yi...
2019 yılında tüm dünyada beşinci sırada ölüm nedeni olan hava kirliliği, Dünya Sağlık Örgütü tarafından sağlık için en büyük çevresel risk olarak tanımlanmaktadır (www.stateofglobalair.org/sites/default/files/soga_2019_report.pdf). Her yıl yaklaşık 3,8-4,2 milyon insan hava kirliliği nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Dünya nüfusunun %90’ından fazlası kalp ve akciğer sağlığı için zararlı kabul edi...