Büyük pandemiler (3): İspanyol gribi (III)

Mustafa Çetiner
Büyük pandemiler (3): İspanyol gribi (III)

İspanyol gribi sonrası dünya, salgın öncesi ile aynı kalmadı diye yazmıştım. Salgın hastalıklar tarım toplumunun, yerleşik yaşamın bize getirdiği sorunlardan sadece biri. Her pandemi dünyayı mutlak biçimde etkiledi ve değiştirdi, bu salgın da dünyayı benzer biçimde değiştirecek.

Lenin’in 1919’da ortaya çıkan bit salgını sırasında söylediği şu sözler dikkate değerdir: “Ya bit sosyalizmi yenecek ya da sosyalizm biti…”

Birinci Dünya Savaşı’nın bitiminde İspanyol gribinin büyük etkisi olduğu biliniyor. ABD’de Ford firması, salgın nedeniyle binlerce işçisini işten çıkartmak zorunda kalmıştı. Fabrikanın Amerikan ordusuna tank ve diğer askeri malzeme desteği kesintiye uğradı. Askere alınacak insan sayısı azaldı. Kimse kalabalıkların arasına girmek istemiyordu. Ordunun savaş gücü düştü. İngiliz askerleri nedeniyle Hindistan da gripten büyük zarar gördü. İngilizlerin ülkeye taşıdığı virüs nedeniyle milyonlarca insanın enfekte olduğu, binlercesinin yaşamını yitirdiği biliniyor. İstanbul’da o yıllarda İspanyol gribinden 6000 kişinin yaşamını yitirdiği söylenir.


İspanyol gribi ve İstanbul dendiğinde ise akla Dr. Osman Şerafeddin gelir.

Dr. Osman Bey, salgın ile ilişkili olarak 1923 yılında İstanbul Şeririyyatı (İstanbul Klinikleri) isimli tıp dergisinde bir makale yayınlamıştır. Türkiye’nin ilk bakteriyologlarından ve bilim insanlarından biri olan Dr. Osman Bey ve onun bu makalesi, Dr. Hakan Erdem ve arkadaşları tarafından “İspanyol Gribi ile İlgili Bakteriyolog Osman Şerafeddin’in 1923 Yılında Yayınlanan Makalesi” ismiyle 2012 yılında yayınlanmıştır. Dr. Şerafeddin, Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti’nin de kurucusudur.

İspanyol gribi pandemisinin dünyaya öğrettikleri, yaşadığımız Covid-19 pandemisi için de derslerle doludur. İspanyol gribinin öğrettiklerini sıralamaya çalışayım.

1- İlaç tedavileri ve çoklu ilaç kombinasyonları kullanmak, ilaçların etkinliğinin tam bilinmediği pandemi dönemlerinde ciddi riskler içermektedir. Hızla tedavi alternatifleri yaratmak riskleri arttırır. Nitekim İspanyol gribinde hastaların bir bölümü tedavi ilişkili yan etkilerden kaybedilmiştir. Pandemi sonlandığında ise ileriye dönük, randomize çalışma yapacak hasta kalmamıştır. Benzer durum günümüzde yaşadığımız pandemi için de geçerlidir.

2- Maske ve sosyal izolasyon o zaman da en önemli korunma yöntemleriydi. İzolasyon ihlalleri ve bir an önce normal yaşama dönme isteği çok şiddetli olan ikinci dalganın gelmesinde rol oynamıştır. İnsan kayıplarının büyük çoğunluğu bu ikinci dalgada olmuştur.

3- Ölümler 20-40 yaş arası gençler ve hamile kadınlarda sık görülmüştür. Bu risk gruplarına yönelik önlemler alınmaması, Birinci Dünya Savaşı yıllarındaki yoksulluk, alt yapı eksikliği, koruyucu hekimlik uygulamalarının eksikliği ölü sayısını çok arttırmıştır. Yirminci yüzyıl başında, tüm dünyada daha eşit bir dünya taleplerinin oluşmasında bu pandeminin rolü olmuştur.

4- Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin en önemli nedenlerinden biri de İspanyol Gribidir. Başta belirttiğim sürdürülemez durumların yanısıra, insanların yaşam biçimleri, doğaya karşı duruşları da sorgulanmış, daha duyarlı bir dünya isteği artmıştır.

5- Salgın sonrası yaşamımıza giren influenza, sonra yaşamımızdan hiç çıkmadı. Uğradığı mutasyonlar, her yıl yeni bir grip aşısının üretimini zorunlu kıldı. Kimi öngörülemez mutasyonlar yüzünden sezonluk aşılar, kimi yıllarda etkisiz oldu ve aşı karşıtlarının temelsiz iddialarının malzemesi yapıldı. Benzer riskler Covid-19 için de geçerlidir. SARS CoV-2 mutasyonları konusu bilindiği gibi hala çözülmemiş bir sorundur.

6- İspanyol gribinin yarattığı bağışıklık kalıcı olmadı ve ilk salgında hastalananların bir kısmı ikinci ve üçüncü salgında da hastalandı ancak hastalıkların seyri hafif oldu. Bugün de SARS-CoV2’nin bağışıklığının kalıcı olup olmadığını bilmiyoruz.

7- İlk İspanyol gribi ile başlayan H1N1 virüsü (influenza), her kış yaşamımızın önemli bir parçası olarak kaldı. Onun bir varyasyonu olan domuz gribinin 2009’da yarattığı pandemide 284.000 insan yaşamını yitirdi, Virüs, 700 M – 1,4 milyar insana bulaştı. Ancak ölüm oranı SARS-CoV2 ile karşılaştırıldığında oldukça düşüktü. İspanyol gribinin torunları (İspanyol gribinin yani influenzanın mutasyona uğramış formları olduğu için böyle söylüyorum) hâlâ her yıl binlerce insanın ölümüne neden oluyor. Araştırmacılar, kimi yıllar ölüm sayısının 650.000 kişiyi bulduğunu söylüyor.

Haftaya başka bir pandemi ve bize öğrettikleri ile devam edelim.

Mustafa Çetiner / dr.m.cetiner@gmail.com


Bu yazı HBT'nin 214. sayısında yayınlanmıştır.

Mustafa Çetiner

Prof. Dr. Mustafa Çetiner 1964 yılında Kayseri'de doğdu. Halen Acıbadem Sağlık Grubu Maslak Hastanesi'nde İç Hastalıkları, Hematoloji Bölümü'nde görev yapmaktadır. Hekimliği ve öğretim üyeliği yanında Popüler bilim, etik, tıp ve tıp tarihi konularında kaleme aldığı güncel yazılarıyla tanınır.