2015’te yenilenebilir enerjilerde sıçrama yaşanmıştı

Gezegenimiz Öne Çıkanlar Toplum
2015’te yenilenebilir enerjilerde sıçrama yaşanmıştı

2015 yılında, küresel temiz enerji üretimi ve yatırımları açısından gerçek bir sıçrama yaşandı. Bu yazımızda bu önemli gelişmeyi ve gelecek için öngörüleri inceliyoruz.

2015 yılı sonunda küresel yenilenebilir enerji üretim kapasitesi bir önceki yıla göre %8.7 artışla 1849 gigawatt’a (GW, milyar watt) çıktı. Bu artışın en önemli bileşenleri, kurulu kapasitesi %17 artan ve 433 GW güce ulaşan rüzgar enerjisi santralleri (RES) ve bir yılda %28 gibi müthiş bir artışla 227 GW gücünde üretim kapasitesine ulaşan güneş enerjisi santralleri (GES) idi.

Yine 2015 yılında küresel temiz enerji yatırımları 286 milyar dolara ulaşarak, kömür ve doğal gazla çalışan santrallere yapılan 130 milyar dolarlık yatırımların iki katını geçtiler. Ayrıca, yine ilk kez 2015'te, gelişmekte olan ülkeler, temiz enerjilerde, gelişmiş ülkeleri 130 milyara karşın 156 milyar dolar yatırım yaparak geçmeyi başardılar.


Toplam küresel temiz enerji yatırımların %36'sını yaparak başı çeken ülke ise yıllık yatırımlarını %17 artırarak 103 milyar dolara çıkaran Çin oldu. Yatırım artışında Çin’in ardından gelen ülkeler ise Şili, Hindistan ve Güney Afrika. Türkiye ise geçen yıl temiz enerji yatırımı 1 milyar doları bulan ülkeler kulübüne girmeyi başardı.

Önemli bir diğer gelişme de, ekonomik durgunluk yaşayan Avrupa Birliği’nin yatırımlarını %21 azaltarak 49 milyar dolara indirmesi oldu. ABD ise %19 artışla 2015 de 44 milyar dolar temiz enerji yatırımı gerçekleştirdi.

Yatırım ve kapasite artışları nelerden kaynaklanıyor?

Temiz enerji yatırımlarının artışının birinci nedeni maliyetlerin hızla düşerek fosil enerjilerle rekabet edecek düzeylere inmesi. Nükleer ve termik santrallerin ürettiği elektriğin MegaWatt-Saati (MWh) 100 dolarlarda iken GES’ler için bu, 2015 başında, 200 dolar/MWh idi. Söz konusu Güneş Enerjisi Santrallerinin ürettiği elektrik beş yıl önce ise 500 dolar/MWh’ya geliyordu. Bu maliyetin 2025'ten önce 100 dolar/MWh’ya inmesine kesin gözüyle bakılmakta.

Yenilenebilir enerji maliyetlerinin düşüşü bir yandan pazarın büyümesi diğer yandan da giderek hızlanan teknolojik gelişmelerden kaynaklanmakta. Temiz enerji üretim sistemlerinin verimleri artmakta, akıllı elektrik şebekeleri (Smart Grid), temiz enerjilerin diğer enerji kaynakları ile interasyonunu sağlayan yazılım ve donanımlar, enerji depolama sistemleri de gelişmelerini sürdürmekteler.

Bu arada, ülkemizin geliştirilmelerine öncelik verdiği kömür ile çalışan santrallerin, CO2 salınımı ve çevre kirletmelerini sınırlamak için uygulamaları gereken karbon filtreleme ve karbon saklama teknolojilerinin, enerji üretim maliyetlerini %70'e kadar artıracaklarını da eklemeyi unutmayalım!

Temiz enerji yatırımlarında geçen yıl gerçekleşen sıçramanın bir diğer önemli nedeni de, pek çok ülkenin bu konudaki politikalarını ve hedeflerini güncellemeleridir. 2015'te Paris’te gerçekleştirilen COP21 iklim zirvesi toplantısında 173 ülke temiz enerjiler için yol haritalarını açıklamışlardır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun, ‘Herkes için sürdürülebilir gelişme ve enerji hedefleri’nin kabulü de önemli bir faktördür. Ayrıca birçok ülkenin önemli bölge ve şehirleri, çok iddialı %100 temiz enerji politikaları uygulamaktadırlar.

Fosil enerjilere destek sürüyor

Üstelik bu gelişmeler fosil (kömür, doğal gaz ve petrol) enerji kaynaklarının fiyatlarının şimdiye kadar görülmedik derecede ucuz ve onlara verilen devlet desteklerinin (sübvansiyonların) artarak sürdüğü bir ortamda gerçekleşiyor. 2014'te fosil enerjilere, küresel olarak 490 milyar sübvansiyon verilmiş iken, yenilenebilir enerjiler için ancak bu miktarın dörtte biri civarında,135 milyar dolarlık destek sağlanmıştır.

Temiz enerjiler 2014'te küresel tüketimin yalnızca %19.2'sini karşılıyor idi. Fosil enerjiler bunun %78.3'ünü, nükleer enerji ise sadece %2.5 ini karşılamakta idi. 2015'te ise temiz enerjiler küresel elektrik enerjisi üretiminin %23.7'sini karşılamalarına rağmen taşımacılıkta ve ısıtma & soğutmada çok az ölçüde kullanılmakta idiler.

Bütün bu sorun ve engellere rağmen temiz enerji üretiminin sağladığı iş gücü geçen yıl %5 artarak 8.1 milyon kişiyi bulmuştur. Bunun 2.8 milyonu GES’ler (güneş enerjisi - fotovoltaik enerji) dalındadır.

Ülkemizde durum nasıldı?

Ülkemizde elektrik enerjisi üretim kaynaklarının dağılımı ise şöyle olmuştur: Doğalgaz: %35, Kömür: %30, Hidrolik: %25, Rüzgar: %5, Diğerleri (Jeotermal, termik, biyogaz..): %5. Bu sayılar dünya ortalamalarının ne kadar gerisinde olduğumuzu ve alınacak ne kadar yolumuz olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, 2016 REN21 raporunda belirtildiği gibi (Kaynak 1), 2015'te Türkiye, jeotermal ısıtma kapasitesinde Çin’in arkasından dünya ikincisi, Güneş enerjisi ile su ısıtma sistemlerinde, Çin, ABD ve Almanyanın ardından dünya dördüncüsüdür. Ayrıca ülkemiz, tüm dünya ülkeleri arasında, 2015'te enerji üretim yatırımı ve kapasite artımında, jeotermalde birinci, güneş enerjisi ile su ısıtmada ikinci ve hidroelelektrik enerjide üçüncü durumdadır.

Rekordan rekora koşanlar

RES ve GES’lere büyük yatırım yapan Almanya, 2015'te elektrik tüketiminin %30'unun temiz enerjiden sağlamakta ve hava şartlarına bağlı olarak bu oran bazı günler birkaç saat boyunca %100 bulmaktadır. RES şampiyonu Danimarka, geçen yıl, bir gün boyunca tüm enerji gereksiniminin %140'ını rüzgar enerjisinden sağlamış ve %40 fazlasını komşu ülkelere satmıştır. Temiz enerjiler konusunda en gayretli ülkelerden Portekiz ise, hidroelektrik ve rüzgar enerjisi kaynakları sayesinde, tam dört gün boyunca enerji gereksiniminin %100'ünü temiz enerji kaynaklarından sağlamıştır!

Erdal Musoğlu / emusoglu@gmail.com

Kaynaklar: