Taht Oyunları’nın (Game of Thrones) nasıl bir TV olayı haline geldiğini bilmeyen kaldı mı? Filmin çekildiği yerlere düzenlenen turların nasıl bir ekonomi yarattığını duymayan? Diziyi izlememiş bile olsa, bu dizinin adeta sonsuz senaryosunun şu sıralarda 7’inci sezonunda olduğunu? Ve seneye “son” bulacağını? Ama Harry Potter nasıl “bitemediyse”, etinden, sütünden, yününden nasıl hâlâ tiyatro ve vid...
Faz III çalışmaları, henüz FDA ve EMA gibi dünyada kararları önemsenen sağlık otoriterlerinden kullanım onayı almamış ilaçların denendiği çalışmalardır. Ülkemizde son yıllarda yürüyen Faz III klinik çalışma sayılarında büyük artış oldu. Türkiye açısından bu çalışmalara katılımımız önemli. Çünkü klasik tedavi ile sağıtılamamış hastalar için bu yeni ilaçlar büyük umut kaynağı ve hastalar bu çalışmal...
Günde bir doların altında kazanan birisi (hala) globalleşmeden istifade edemez (mi?) Eski Amerikan başkanlarından Jimmy Carter’ın bir sözü vardı: “Eğer cahilseniz ve günde bir doların altında kazanıyorsanız, globallaşemenin size bir faydası dokunmaz”. Doğaldır ki bu saptama belli bir bakış açısından oldukça doğru. Bu bakış açısı globalleşmeyi de batı kültürünün ürettiği öteki pek çok olgu gibi "ne...
Carlo Cipolla ünlü bir İtalyan ekonomi tarihçisidir. Avrupa sanayi öncesi çağının ekonomik tarihini yazmıştır. Aynı döneme ilişkin başka önemli yapıtları arasında, sömürülenler, cahiller ve aptallar bağlamında duyarlı olan bu entelektüel ve zeki yazarın "fatihler, korsanlar, tüccarlar" üzerine de çok güzel bir kitabı var. 1988’de yayınlanan "Allegro ma non troppo" (Hızlıca, ama fazla hızlı değil)...
Boston’lu MIT, örneği olmayan bir yarışma için 250 bin dolar ödül koydu: Bilimcileri, öğrencileri, kurallara “sorumlu ve güvenli bir şekilde” aykırı davranarak, statükoya meydan okumaya, bir anlamda itaatsizliğe davet eden en “başarılı” projeye ödül. Web’in mucidi Sir Tim Berners-Lee’nin de hocalık yaptığı MIT Media Lab, bu yenilikçi yarışmanın kuralını açıkladı: Toplum yararına olacak sıradışı bi...
Bugün İstanbul büyük bir felaketle karşı karşıya kaldı. Bu tür felaketlerden sonra "doğa intikam aldı" şeklinde bir söyleme başvuruluyor. Bu söylem anlatımı güçlendirmek için başvurulan bir kişileştirme olarak yanlış değil elbette. Ancak doğayı böyle bir bilinçle ve niyetle yüklemek sorumluluklar konusunda bazı noktaları gözden kaçırmamıza neden oluyor. Aşağıda elimden geldiğince basit bir şekilde...
İstanbul Üniversitesi’nden bir akademisyen "valla akademisyenler arasındaki haberleşmelerde en çok dua paylaşılıyor..." demez mi! Ankara Üniversitesi’nden bir başka akademisyen dostumuzun, öğrencilerin bilgi kalitesi üzerine anlattıkları, ülkenin eğitimde daha diplere doğru yol alacağını gösteriyor. İki yıl sonraki PISA sonuçlarını izleyin. Diyor ki akademisyen dostumuz: 100 öğrenciden ancak 10’u...