Kanser ve kansere bağlı ölüm sıklığı azalıyor mu?

Mustafa Çetiner
Kanser ve kansere bağlı ölüm sıklığı azalıyor mu?

“Kanser sıklığı çok arttı” sözü tam bir klişedir, nereye bakarsanız aynı önermeyle karşılaşırsınız.

Peki, kanser sıklığı ve kanserden ölüm oranları gerçekten artıyor mu?

Yanıt net; hayır, kanser ve kanserden ölümlerin sıklığı artmıyor.


İnsanların sigara, aşırı kilo, artmış alkol tüketimi, kötü beslenme, ve fiziksel hareketsizlik gibi bilinen kanser nedenlerine karşı uyanık olması, erken tanı yöntemlerinin gelişmesi, farkındalığın artması, tedavi seçeneklerinin çoğalması kanser ve kansere bağlı ölüm sıklığını azaltıyor.

SEER verilerine bakarsanız ABD’de 90’lı yılların başında en üst düzeye çıkan kanser ölümleri her yıl ortalama %1-2 azalmaya devam ediyor.

“Cancer Journal for Clinicians” dergisinin Ocak 2018 sayısındaki bir makalede kanser ile ilişkili çok önemli istatistik veriler yayınlandı.

Makaleye bakarsanız kanserden ölümlerin en yoğun yaşandığı yıl 1991 yılı. Bu yıldan sonra ölümler kademeli olarak azalıyor. Eğer 1991 ve 2015 yıllarını karşılaştırırsanız sadece ABD’de bir yıl içinde ölen hasta sayısının 2.4 milyon daha az olduğunu görürsünüz, yani kanserden ölüm sıklığı o yıldan bugüne %26 daha azdır. Sadece akciğer kanserinde 1990-2015 yılları arasındaki ölüm oranındaki azalma %45’lere ulaşıyor.

Yapılan çalışmalar, son 10 yılda ve erkeklerde akciğer kanseri sıklığının her yıl başına %2 azaldığını gösteriyor. Her 10 kanserin 3’ünün sigaraya bağlı olduğu düşünülürse bu oranların sigara kullanımındaki azalmayla doğrudan ilişkisi olduğu açıktır.

Benzer oranlar prostat kanseri için de söz konusu edilebilir.

Her iki cinste 2005-2014 yıllar arasında bağırsak kanser görülme sıklığının yılda %2-3 oranında azaldığı biliniyor. Kolonoskopi ile mide barsak sisteminin rutin (check-up) kontrol edilmesindeki yaygınlık bu oranın azalmasında rol oynayan önemli bir etmen.

Bu noktada kadınlarla ilgili bir noktaya değinmek gerekir. Erkeklerde görülen kanser sıklığındaki azalma kadınlarda o kadar belirgin değil. Çünkü veriler rahim kanseri gibi kadınlara özgü kanserlerde belirgin bir azalma göstermiyor.

İlginç noktalardan bir diğeri de karaciğer kanseri sıklığının genel eğilime ters biçimde özellikle 40 yaş öncesi grupta artıyor olması. Bu artış erkeklerde değil ama kadınlarda daha belirgin ortaya çıkıyor. Üstelik artış oranları hiç de küçümsenecek cinsten değil. 2010-2014 yılları arasında 60-69 yaş grubunda yıllık artış %8’leri buluyor. Bu artışta karaciğer kanserinin önemli nedenlerinden biri olan hepatit C virüsünün toplumdaki görülme sıklığının iki kat yükselmesinin rolü olabileceğine inanılıyor.

Kabaca özetlersek; meme kanserinde 1989-2015 yılları arasında %39, prostat kanserinde 1993-2015 yılları arasında %52, kolorektal kanserde 1970-2015 yılları arasında %52, akciğer kanserinde 2002-2015 yılları arasında %19 bir düşüşten söz edebiliriz.

Tüm kanserlerde 5 yıllık ortalama yaşam şansı %68’e ulaşıyor. Prostat kanserinde bu oran %99, malin melanoma kanserinde %92, meme kanserinde %90’lara tırmanıyor. Beş yıllık en düşük yaşam şansı ise %8 ile pankreas, %18 ile akciğer ve karaciğer kanserinde görülüyor. Ülkemize gelirsek, ülkemizde de kanser sıklığının, özellikle son iki yıl içinde, azaldığını söylemek mümkün. Türkiye’de kanser sıklığının batı ülkelerine göre daha düşük olduğu biliniyor.

Ülkemiz için kanser görülme sıklığı 2014 verilerine göre yüz bin erkekte 246,8, yüz bin kadın da ise 173,6’dır. Aynı yıla ait veriler bir yıl içinde 96.213 erkek ve 67.203 kadının kansere yakalandığını gösteriyor. Akciğer kanserine yakalanan hastaların yarısından fazlasının tanı sırasında uzak metastazları olan ileri evre hastalar olduğunu da belirteyim.

Sonuçta kanser sıklığı ve kansere bağlı ölümlerde ülkemizde ve tüm dünyada bir azalma olduğunu söyleyebiliriz, ama yeter mi?

Yazının girişinde söz ettiğim bilimsel makalede yer alan 2018 kestirimlerine göz atarsanız sorunun yine de hala ne kadar büyük olduğunu anlamak zor değil.

2018’de tüm bu iyileşmelere rağmen sadece ABD’de 609.640 kişinin kanser nedeniyle yaşamını yitireceği varsayılıyor. Bu sayı her gün 1700 kişinin kanserden öleceği anlamına geliyor.

Kanserin bir halk sağlığı sorunu olmaktan çıkması için daha yapılacak çok ama çok iş var.

Mustafa Çetiner / dr.m.cetiner@gmail.com


Bu yazı HBT'nin 94. sayısında yayınlanmıştır.

Mustafa Çetiner

Prof. Dr. Mustafa Çetiner 1964 yılında Kayseri'de doğdu. Halen Acıbadem Sağlık Grubu Maslak Hastanesi'nde İç Hastalıkları, Hematoloji Bölümü'nde görev yapmaktadır. Hekimliği ve öğretim üyeliği yanında Popüler bilim, etik, tıp ve tıp tarihi konularında kaleme aldığı güncel yazılarıyla tanınır.